Özellikle uzun tatil, çekiştirilmiş hafta sonu, hesapta olmayan
hafta arası kaçamağı, böyle sonuçlar doğuruyor.
Kararımı veriyorum: Birey olmak, bana göre değil!
Yine tam da ahtapot, sarmaşık, buzdolabı süsü rolündeyken, gazeteden küçük
bir haber başlığı sıçradı:
‘Sağlıklı ilişki için 11 saat birlikte geçmeli…’ İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, çiftlerin günün en az 11 saatini beraber
geçirmeleri lazımmış. Nazan Öncel’in tam zamanı: ‘Hay hay!’
Dolapta bir FB mug’ı var; bir yüzünde ‘Kiminin rüyası’ diğerinde ‘Kiminin kâbusu’ yazan.
Bu 11 saat de onun gibi: Çiftin tekine olan ilginize göre ya o ya bu, ortası yok.
Meymenetsiz bir hafta sonunda koca günü evde önce şöyle kaşık, sonra böyle kaşık diye geçirmekten hâlâ delice zevk alıyor, tatile arabayla çıkmaktan korkmuyor ve yolda eğlenebiliyor, baş başa yemekteyken tüm akşam boyu konuşabiliyorsanız, bilirsiniz. Kıymetini bilin.
11 saat: Rüya mı, kâbus mu?
Bu yazı Türkiye'den Haberler kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.