Archive for Ocak 2nd, 2009

Afganistan’daki sivil NATO temsilcisi Hikmet Çetin: Burası çözülmezsehiçbir yer çözülemez
Haziran sonunda İstanbul’da yapılacak NATO zirvesinin gündeminde ön sıralarda olan konulardan birisi de Afganistan’daki durumun kontrolden çıkmaması için alınması öngörülen tedbirler olacak. NATO Konseyi’nin bugün Brüksel’de, İstanbul’da devlet başkanlarından taleplerini kesinleştirmesi bekleniyor. Taleplerin daha çok asker, daha çok araç gereç ve daha çok para olacağını tahmin etmek zor değil. Çünkü Afganistan’da işlerin önceden planlandığı gibi ilerlediğini söylemek zor.

İki gün önce konuştuğumuz bir Alman yetkilinin aktardıkları bir fikir veriyor. Geçenlerde Afganistan’ın kuzey kesiminde Kunduz şehrindeki Alman karargâhının 20 kilometre kadar yakınlarında bir şantiye basılıyor ve 7 Çinli işçi öldürülüyor. Alman yetkili, "Neredeyse bizimkilerin burnunun dibinde sayılır" diyor, "Ama anında karşılık verememişler. Verselerdi, belki onlar da pusuya düşürülmüş, öldürülmüş olacaklardı."

Eski Meclis Başkanı ve Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin halen Birleşmiş Milletler kararı uyarınca Afganistan’da istikrarı sağlamakla yükümlü NATO gücünün sivil siyasi sorumlusu konumunda. Dünkü telefon görüşmemizde bu olayı hatırlattığımda, "Bu konuyu ben de dün Afgan yetkililerle konuştum" diye başladı ve devam etti: "Çinlilerin koruma istemediklerini söylüyorlar. Gece şantiyeleri basılmış. İşte biz de bunun için Afganistan’da istikrar isteniyorsa daha fazla desteğe, takviyeye ihtiyaç var diyoruz."

Türkiye önceki hafta Afganistan’a 3 Sikorsky, Hollanda da 6 Apache helikopteri gönderdi. Çetin’e göre bunlar ihtiyacı karşılamaktan uzak. 6500 kişilik NATO gücünün hem dağlarda El Kaide militanları arayan 20 bin kişilik ABD önderliğindeki koalisyon askerine destek olmak, hem de gücünü başkent Kâbil dışına yaygınlaştırmak için daha fazlası gerekiyor. Çetin’in "Durum o kadar da kötü değil, iyiye gidiyor" demesine karşın anlattıkları ne kadar iyiye gittiği hakkında fikir veriyor. Aktaralım:

"Geçen hafta Bamyan’a gittim. Hani heykelleri yıktıkları şehre. Kâbil’e 260 kilometre uzaklıkta. Yalnızca ilk 100 kilometresi asfalt kaplı. Geri kalan 150-160 kilometreyi 7.5-8 saatte gidebildik. Yalnızca heykelleri değil her şeyi yıkmışlar. Yine de, yalnızca 3 öğretmeni olsa da 700 öğrencinin devam ettiği bir okul kurulmuş, ders yapıyorlar. Halen

5 milyon öğrenci bir şekilde okula gidebiliyor. Bazı yerlere özel tedbir alarak gidebiliyoruz. Örneğin askerler Kandahar’a gidilmesini, hele karayoluyla gidilmesini istemiyorlar. Yollarda saldırılar olabiliyor. Buna rağmen, karayoluyla gittim ve iki gün kaldım. Bunlar etkili oluyor. 23-24 yıl süren savaş ortamından sonra gelişme kolay sağlanmıyor, zor bir yer."

Çetin, bu zorluklara karşın, 6 aylık görev süresi temmuz sonunda dolmasına karşın işi bırakmayı düşünmediğini söylüyor. "Yapılacak çok iş var" diyerek şöyle sürdürüyor: "Burada başlanan inşa faaliyetleri var. Eylül ayında yapılması kararlaştırılan seçimler var. Başladığım işi bitirmeden dönmek istemiyorum."

Seçimler, ayrı bir sorun. Eylülde yapılacağı kararlaştırılmış ama, tarih henüz saptanamamış. Çetin, "Başkan Hamit Karzai bugün yarın dönecek, konuşacağız" diyor. BM’nin 10 milyon olarak tahmin ettiği seçmenden henüz 4 milyonu kayıt yaptırmış. Ülkenin genelinde bir seçimin yapılabileceğine, (bu konudaki görüşlerini geçen AKP Meclis grubunda milletvekilleriyle paylaşan) Başbakan Tayyip Erdoğan dahil inanmayanların sayısı az değil. Çetin müzmin iyimserliğiyle, "Mükemmel bir seçim olmasını kimse beklemiyor zaten" diyor; "Yine de ülkede ilk kez başkan ve meclis halkoyuyla seçilecek, bu da bir gelişmedir."

Çetin’in asıl terörizmle mücadele ve Afganistan’ın bu alandaki yeri konusunda yaptığı uyarılar önemli:

"Bana göre dünyanın bir numaralı gündemi terörizm. Terörle mücadelenin bir numaralı cephesi ise Afganistan, Arap ülkelerinden, Güneydoğu Asya’dan teröristler hâlâ buralarda eğitiliyor. Yalnızca Usame bin Ladin ve adamları değil sorun. Taliban lideri Molla Ömer ve yardımcıları hâlâ yakalanamadı. Gülbeddin Hikmetyar ekibi ayrı bir sorun. Halk aslında çatışmadan bıkmış. NATO’ya da kötü gözle bakmıyor. Sorun yalnızca güvenlikle de bitmiyor. Ekonomik yardım da lazım. Afganistan’daki savaşın mutlaka kazanılması gerekiyor. Hem terörizmle mücadele bakımından, hem de NATO’nun kendi coğrafyası dışındaki ilk görevi olması bakımından. O nedenle daha çok destek gerekiyor. Dünya burayı çözemezse, hiçbir yeri çözemez."



DHA – BATMAN – Eski DEP milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak, Batman’da, PKK/Kongra-Gel’in geçen pazartesi günü Şırnak’ta öldürdüğü jandarma komando er Murat Akman’ın ailesine başsağlığı ziyaretinde bulundu. Yarım saat süren ziyaret sırasında Leyla Zana, şehit erin annesi Rindehan Akman’ın elini öptü. Zana, "Asker olsun, gerilla olsun acılar ortaktır, ölümün kendisi soğuktur" derken, şehit erin babası Mehmet Sabri Akman, "Rica ediyorum bu acı dinsin. Ben yandım, başkası yanmasın" diye yanıt verdi.



RADİKAL – ANKARA – AB dönem başkanlığını 1 Temmuz’da devralacak Hollanda’da hükümet ortağı Liberal Parti’nin Genel Başkanı Josias van Aartsen başkanlığındaki heyet dün Ankara’da temaslarda bulundu. Partinin genel başkan yardımcısı Bibiana Maria de Vries Ankara’nın AB kriterlerine ne kadar yakın olduğunu görmek için Türkiye’ye geldiklerini söylerken, "Türkiye çok önemli

adımlar attı" ifadelerini kullandı. Türkiye’deki eğitim sistemiyle AB ülkelerindekinin birbirine uyum göstermesi gerektiğini belirten De Vries, ayrıca, Türkiye’de ordunun rolü, orduya duyulan ihtiyaç ve demokrasiye katkısını da temaslarında ele aldıklarını belirtti. Kapatılan DEP’in eski milletvekillerinin serbest bırakılmasıyla ilgili soru üzerine de Vries, görüşmelerinde ele aldıkları bu konunun önemli olduğunu söyledi.



Bayındırlık Bakanı Ergezen, Afganistan’da yatırımcının 20 yılını kurtaracak bir iş potansiyeli bulunduğunu söyledi



ADANA – Türkiye’de 2005 yılının eylül ayında yapılacak olan Avrupa Bayanlar

Basketbol Şampiyonası için Bayan Milli Takımı hazırlıklarını sürdürüyor. Bayan Milli Takımı Teknik Direktör Yardımcısı Ceyhun Yıldızoğlu, milli takımın ev sahibi olduğu için doğrudan katılacağı Avrupa Şampiyonası’nın Ankara ve Bursa’da yapılacağını, finallerin ise İzmir’de oynanacağını söyledi. Son 20 yılın en iyi milli takımına sahip olduklarını belirten Yıldızoğlu, şunları kaydetti:

"Botaş, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Avrupa kupalarındaki başarılı sonuçları gücümüzü bir ölçü de olsa gösteriyor. Basketbol tarihimizde büyük bayanlar düzeyinde ilk kez ülkemizde yapılacak Avrupa şampiyonasını çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Bu şampiyona için üç yıldır 20 sporcuyla aralıksız hazırlanıyoruz. Kamp sonunda bu sayı 14′e inecek. 2005 Eylül’üne kadar 8 kamp, 12 kadar turnuvada 60 kadar maç yaparak eksiklerimizi gidereceğiz. Sponsor kuruluşlar ve federasyonun desteğiyle bayanların voleybolda gerçekleştirdikleri patlamayı basketbolda da yaşatacağımıza inanıyorum." Yıldızoğlu, ABD’de öğrenimlerini sürdüren Nihan, Şebnem ile Melis’in de kampa çağrıldığını söyledi. (Spor Servisi)



Dün Tarhan Erdem, nüfusu düşük olan ilçelerde adliye binalarının kapatılmasıyla ilgili hükümet tasarrufunu yazıyordu.

Dışarıdan bakıldığında, ‘Bayram değil, seyran değil, nereden çıktı şimdi’ gibi görünebilir, fakat hiç de öyle değildir.

Yargının gizli bir hastalığıdır bu dağınık adliyeler meselesi…

Hukuk reformu temalı detaylı raporlarda ve şaşaalı toplantılarda birkaç kelimeyle geçiştiriliverir.

Adliye zenginliği!

Erdem’in, ilçelerin nüfus yoğunluğu ile kapatılan adliyeler listesi arasındaki rakamsal tutarsızlıklar hakkında bir diyeceğimiz yoktur.

Lakin, leblebi taneleri savrukluğunda dağıtılmış adliye binalarını bir araya toplamaya çalışmak, son derece mühim ve yerinde bir girişimdir.

Bizim devletimizin adliyelerle ilgili genel politikası, vatandaşın tansiyonunu ölçmek ve ilk müdahalede bulunduktan sonra, devlet hastanesine sevk etmek için ambulans beklemekle sınırlı dispanserin konumundan pek farklı değildir.

Mahkemeler, yol, su, elektrik gibi genel hizmetler çerçevesinde ele alındığında, bugün olduğu gibi adliye binaları köhne, bakımsız ve özensiz bir hoyratlık içinde şekillenir.

Hayatının en taze dönemini yaşayan hâkim ve savcıları, nüfusu oldukça düşük, renksiz ilçelerin bozkır yalnızlığında boğmuş olursunuz.

Yargı maliyeti

Yılda sadece 40 tane dosyanın açıldığı bir adliyenin, hâkim, savcı, mübaşir, müdür, kâtip maaşlarının üzerine, bir de elektrik, su, yakıt vb. harcamalarını eklerseniz, yargısal faaliyetin ‘hizmeti vatandaşın ayağına götürme’ yaklaşımıyla sürdürülmesindeki çarpıklık daha net ortaya çıkar.

‘Her ilçeye bir adliye’ politikasının İstanbul’daki sonuçlarını merak ediyor musunuz? İstanbul’da yakın zamana kadar 33 ayrı adliye binası vardı.

Son yıllarda, aynı ilçedeki birkaç adliyeyi birleştirerek sayı azaltılmaya çalışıldı, ama vatandaşın ve avukatların ‘adliyelerarası koşturması’nda bir değişiklik olmadı.

İstanbul’da bazı ilçeler arasındaki ulaşımın, komşu şehirlerle olan ulaşımdan daha zor olduğunu hepimiz biliyoruz.

Bu nedenle İstanbul Barosu’nun, İstanbul’un merkezi yerlerine üç büyük adliye binası yapılarak bu çarpıklığa son verilmesine ilişkin raporları var.

Adliye hülyası

Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in de bu talebi yerinde bularak, bazı girişimlerde bulunduğunu kendi ağzından dinlemiştim.

Örneğin Kartal Cevizli’de, Göztepe’de iki büyük arsanın bu konuya tahsis edildiğini duymuştum, ama daha sonra somutlaşmadı.

Hayallerinden korkar ya bazen insan…

Benim de kimselere diyemediğim, ‘İstanbul’da büyük adliye sarayları’ hülyam var.

İstanbul Bayrampaşa Cezaevi’nin büyük bir adliyeye dönüştürerek, yıllardır yaşanan kaosa son verilmesini hayal ederim bazen, ürkerim.

Selimiye Kışlası’nı adliye yapalım, desem, askerler kızarlar.

Ve Saraçhane’deki Büyükşehir Belediyesi binası… Kadir Topbaş kaşlarını çatar mı?

Olmayacak şeyler bunlar, biliyorum…

Yeri geldi, söyledim işte.



AA – ANKARA – 29 yaşındaki güzel yıldız Drew Barrymore, üçüncü evliliğine hazırlanıyor. Alzheimer hastası babası John Barrymore’u tedavi olduğu klinikte 24 yaşındaki şarkıcı sevgilisi Fabrizio Moretti ile birlikte ziyaret eden yıldızın, babasının isteği üzerine iki gün sonra nişanlandığı belirtildi. Barrymore, ilk eşinden 38 gün, ikincisinde dört ay sonra boşanmıştı.



RADİKAL – İSTANBUL – NATO zirvesini izlemek için akreditasyon yaptıran basın mensuplarına görev çantaları dağıtıldı. Brüksel’deki NATO karargâhı

aracılığıyla verilen hologramlı akreditasyon kartı, medya üyesinin her yerden tanınmasını sağlayacak NATO amblemli şapka ve tişört, kimyasal saldırı dahil acil durumda yapılması gerekenlerle ilgili broşür, zirveyle ilgili kitapçık, İstanbul tanıtım DVD’si, İstanbul’un güzelliklerini sergileyen mouse pad, rozet, kalemler, not defterleri ve bir ucunda zirvenin logosu diğerinde ise nazar boncuğu olan anahtarlık.