


Archive for Ocak 9th, 2009
Çok değil, sadece altı ay kaldı Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilgili geleceğini daha net görmemize. 40 yılı aşkın süredir AB ile hukuki ilişki içinde olan Türkiye, doğal olarak artık tam üyelik müzakerelerinin başlatılmasını istiyor. Avrupa ise bana göre Türkiye’yi daha fazla bekletemeyeceğinin farkında. Altı ay sonra, aralık ayında hep birlikte göreceğiz ne olacağını.
AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, görev süresinin sonuna yaklaştığı bugünlerde sık sık Türkiye ile ilgili olumlu mesajlar veriyor. Bu mesajların sonuncusunda Alman siyasetçi, ‘Türkiye’nin AB’ye üyelik yolunda kritik eşiği geçtiğini’ söyledi.
Burada Verheugen sadece Türkiye’ye ve Türk kamuoyuna söylemiyor bu sözleri. Aynı zamanda Avrupa’ya, Avrupalı liderlere ve Avrupa kamuoyuna da söylüyor.
‘Kritik eşik’ Türkiye’nin bunca yıldır AB kapısında bekletilmesinin resmi gerekçesi olan Kopenhag Kriterleri’nin artık büyük ölçüde kabul edildiğinin
AB tarafından kabul edilmesi olarak anlaşılmalı bence. Bundan sonra Kopenhag Kriterleri bağlamında Türkiye’nin yerine getirmesi gereken hâlâ birtakım yükümlülükler var ama bunlar müzakere süreci içinde de tamamlanabilir.
‘Kritik eşik’in bana göre bir başka anlamı, Avrupa’nın Türkiye’yi daha fazla kapı önünde bekletemeyeceği gerçeğinin yine AB tarafından dile getirilişi. Bu hukuki değil siyasi bir olgu. Bu saatten sonra Türkiye’den daha fazla beklemesini istemek ya da düşük ihtimalle de olsa Türkiye’yi geri çevirmek, Avrupa’nın stratejik bir ortak olarak Türkiye’yi kaybetmesi anlamına gelecek. AB yetkilisi bu duruma dikkat çekiyor ‘Kritik eşik’ sözleriyle.
Türkiye’de demokratik standartların gelişmesini, her bakımdan Batı Avrupa ile aynı düzeye gelinmesini isteyen güçlü bir siyasi akım mevcut esas olarak. Ancak bu güçlü siyasi akımın çok önemli bir eksiği var: Genel anlamıyla ‘devlet’in ve ‘devletçi güçler’in karşısında durabilmelerinin tek yolu, demokratik rejimin bütün kurallarıyla işliyor oluşu.
Bu paradoks yıllardır Türkiye’de yaşanıyor. Şimdi, AB sayesinde bu paradoksu aşma umudu belirdi. AB’nin aralık ayında Türkiye’ye hayır demesi ya da biraz daha oyalamaya çalışması, Türkiye’de demokrasinin yerleşmesini isteyen güçlerin çabalarına çok ciddi bir darbe vurabilir. Sanırım AB’nin bu siyasi unsuru da görüp anlayış göstermesini beklemek hakkımız.
Çok değil şurada altı ay kaldı.
O zaman göreceğiz bizi nasıl bir geleceğin beklediğini…
Radikal yine haber atladı… mı?
Dünkü Radikal’i başka gazetelerle birlikte okuyanlar ya da haber televizyonlarını izleyenler, herkesin büyüttüğü, pek çok gazetenin manşetten yayımladığı bir haberin Radikal’in birinci sayfasında hiç yer almadığını, iç sayfada ise hayli küçük sayılabilecek bir biçimde kendine yer bulduğunu fark etmiş olmalılar.
Sözünü ettiğim haber, yargıdaki ‘Neşter’ soruşturmasının sonuçlanmış ve bazı sanıklar aleyhine dava açılmış olmasıyla ilgili. Hemen hemen bütün rakiplerimiz, Ankara DGM Başsavcılığı tarafından açılan davanın iddianamesine hayli geniş yer vermişti.
Oysa Radikal bu haberi bilinçli olarak ’seksi’ unsurlarından arındırarak yayımladı; o yüzden de belki pek çok okuyucumuz haberi atladığımızı düşündü.
Türkiye’de yürürlükteki yasalara göre bir dava iddianamesini mahkemede okunmazdan önce yayımlamak suç. Hem de hayli ağır para cezaları olan bir suç.
Burada amacım rakiplerimizi savcılara ihbar etmek değil ama geçmişte Radikal’in bu ağır para cezasını ödemek zorunda kaldığını söylemem gerek. Bu nedenle de, savcı tarafından yayımlanmak üzere özel olarak verilmiş bile olsa biz Radikal’de iddianameleri mahkemede okunmadan haberleştirmiyoruz, yayımlamıyoruz.
Oca
9
Avrupa Komisyonu’nun yeni başkanını seçecek liderler, anayasada uzlaşma arıyor
RADİKAL – BRÜKSEL – Genişlemiş haliyle dün ilk zirvesini toplayan AB, gelecekteki işleyişi açısından kritik konuları ele alıyor. İki günlük zirvede bir yandan daha önce üzerinde anlaşmaya varamadığı AB anayasası konusunda uzlaşı sağlamaya çalışan birlik, diğer yandan Avrupa Komisyonu’nun yeni patronunu belirleme telaşında.
Komisyon’un ekimde görevi bırakacak başkanı Romano Prodi’nin yerini alacak
isim için dün zirvenin ilk gününde kıyasıya pazarlık yaşandı. Bu görev için en şanslı isim Belçika Başbakanı Guy Verhofstadt olarak gözükse de Almanya ve Fransa’nın desteklediği Verhofstadt’a Britanya ve İtalya karşı çıktı. Hıristiyan Demokratlar’ın en gözde adayı Lüksemburg Başbakanı Jean Claude Juncker de “Şu anki görevimi sürdürmekten yanayım” deyince öne çıkan isim halen komisyonun dış ilişkiler sorumlusu Chris Patten oldu. Ancak Patten’in adaylığına da Fransa, Portekiz ve Lüksemburg soğuk yaklaştı. Zirvede nihai bir hal alması hedeflenen anayasa konusunda bir uzlaşı sağlanabilmiş değil. AB dönem başkanı İrlanda’nın Başbakanı Bertie Ahern, bugün yeni öneriler sunacaklarını ve hâlâ umudun bulunduğunu söyledi.
Oca
9
AA – NEW YORK – Gösterime önümüzdeki hafta giren muhalif yönetmen Michael Moore’un Cannes’da Altın Palmiye kazanan filmi ‘Fahrenheit 9/11′ Disney’in dağıtım engelini aştıktan sonra, ABD ordusuna destek için mayısta kurulan muhafazakâr ‘Amerika İleri’ örgütünün hedefi oldu. Filmi gösterecek tüm sinema salonu zincirlerini işletenlerin telefon ve e-postalarını açıklayan örgüt halkı tepki vermeye çağırdı. Bu çabanın, filme olan ilgiyi daha da artıracağı belirtiliyor.
İSTANBUL – Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği Derneği ile İstanbul Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (TUROB) Başkanı Timur Bayındır, turizm açısından İstanbul’da iyi bir sezon geçirdiklerini belirterek, otellerin doluluk oranlarının yüzde 80′e ulaştığını açıkladı. Bayındır, İstanbul’da Kültür ve Turizm Bakanlığı belgesine sahip 5 yıldızlı 28 otelde 20 bin, 4 yıldızlı 45 ve 3 yıldızlı 70 otelde de 10′ar bin, belediye belgeli 700 tesiste ise 40 bin civarında yatak bulunduğunu söyledi. Buna ilaveten yatırımcıların 25 bin yataklı 60 tesis için Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yatırım belgesi aldığını ifade eden Bayındır, ”Bunlar inşaat aşamasında. 15 tesis, 5 yıldızlı ve 10 bin yatağa sahip.
4 yıldızlı tesis sayısı 10, yatak sayısı da 3 bin" dedi.
Oca
9
AA – ANKARA – Şans Topu’nda 5+1 bilen iki kişi, 225 milyar 411 milyon 850′şer bin lira ikramiye kazandı. Dünkü çekilişte 1+1 bilenler 1 milyon 250′şer bin, 2+1 bilenler 2 milyon 800′er bin, 3 bilenler 1 milyon 650′şer bin, 3+1 bilenler 9 milyon 250′şer bin, 4 bilenler 14 milyon 650′şer bin, 4+1 bilenler 750′şer bin, 5 bilenler 1 milyar 727 milyon 300′er bin lira ikramiye alacak. Şanslı numaralar şöyle belirlendi: 1, 2, 17, 26 ve 28+13.
Oca
9
RADİKAL – ANKARA – Hükümet, aralıktaki ilerleme raporu öncesinde 9. uyum paketini dün TBMM Başkanlığı’na sundu. Meclis’te tatil öncesinde çıkarılması hedeflenen tasarı ile AB’ye uyum amacıyla daha önce yapılan Anayasa değişikliği doğrultusunda kaldırılan idam cezaları başta TCK olmak üzere ilgili yasalardan temizleniyor. TCK’nın 46 maddesinde değişiklik yapılırken, ölüm ve idam ibareleri ‘ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis’ olarak değiştiriliyor. Tasarıyla, Genelkurmay Başkanlığı’nın YÖK’teki, MGK Genel Sekreteri’nin de Haberleşme Yüksek Kurulu ve RTÜK’deki üyeliklerine son veriliyor.
Oca
9
Alişan ile Özcan Deniz’in Prestij Müzik’çe tescil ettirilen isimleri, şirket borcu nedeniyle satıldı. İki şarkıcı isimlerini kullanamayacak
RADİKAL – ANKARA – Prestij Müzik tarafından daha önce Türk Patent Enstitüsü’ne tescil ettirilen ancak Emek Müzik’e borcundan dolayı haciz konulan Özcan Deniz ve Alişan’ın isim haklarını Emek Müzik şirketinin sahibi İbrahim Zeytinkaya aldı. İsimlere toplam 80 milyar 200 milyon TL. veren Emek Müzik, bu adları başka şarkıcıların ismi olarak kullanabilecek.
Ankara Adliyesi Mezat Salonu’nda sönük başlayan mezat Özcan Deniz ile Alişan isimleri satışa çıkarıldığında hareketlendi. ‘Alişan’ olarak tanınan Serkan Burak Tektaş’ın mezata katılan avukatı İbrahim Özer ile Alişan’ın dört yıldır borçlu olduğu iddia edilen Emek Müzik şirketinin sahibi İbrahim Zeytinkaya arasında kıyasıya bir rekabet yaşandı. Zeytinkaya, Alişan’ın isim hakkını 56 milyar liraya aldı. Zeytinkaya, mezat salonuna herhangi bir temsilcisini göndermeyen Özcan Deniz’in isim hakkına da 24 milyar 200 milyon liraya sahip oldu. Alişan, bu adın dayısına ait olduğunu ve sahne adı olarak kullandığını söyledi. Kendilerine sorulmadan isim haklarının sözleşmeye konulduğunu iddia eden Alişan, "Haram olsun" dedi.
Mezatın sonraki ayağında açık artırmadaki diğer isimleri de alacağını söyleyen Zeytinkaya ise "Karşımda iki değer var; Özcan Deniz ve Alişan. Bence ucuza bile aldım. Kaset yapmak isterlerse kapım açık. Bundan sonra Özcan Deniz sadece gidip bankadan havale yapar, ikamet alır" diye konuştu.
Oca
9
Yunanistan’dan uçarak gelen tohumlar, Edirne’yi bezdirdi! Köylü tarlada, belediye parklarda istenmeyen hintkenevirlerini yoluyor
EDİRNE – Yunanistan’dan tohumları uçarak ya da su yoluyla gelen hintkenevirleri, Edirne’deki pek çok alanda kendiliğinden yetişiyor. Parklarda kendini gösteren hintkenevirleri narkotik polisleri tarafından sökülerek imha ediliyor.
Esrar yapımında kullanılan bitki, Yunanistan sınırındaki çiftçiler için de sorun oluyor. Tarlalarında hintkeneviri bulunan Lalapaşa ilçesinin Sinan Köyü’nden 13 çiftçi, 3 milyar 476 milyon lira para cezasına çarptırıldı. Köyün muhtarı ise, "Kendiliğinden yetişiyor. İnsanlar boşu boşuna zan altında kalıyor" diye konuştu.
Hintkenevirleri, Edirne Belediyesi’nin düzenlediği parklarda kendiliğinden yetişince gündeme geldi. Edirne Belediyesi bir süre önce şehirdeki parkları çimlendirdi. Kısa süre sonra bu parklarda hintkenevirleri çıktı. Hintkenevirleri belediye ekiplerince sökülerek imha ediliyor.

