Archive for Ocak 10th, 2009

NATO zirvesi nedeniyle alınacak sıkı önlemler İstanbul’a adeta ‘olağanüstü hal’ yaşatacak. Trafiğe kapatılacak 184 cadde ve sokağa ‘her isteyen’ giremeyecek
RADİKAL – İSTANBUL – NATO zirvesinin yapılacağı 28-29 Haziran tarihlerinde İstanbul tahininin en geniş güvenlik önlemlerine sahne olacak. Zirve boyunca alınacak önlemler, Başta Şişli ve Beyoğlu ilçeleri olmak üzere bütün kentte günlük hayatı etkileyecek. 184 cadde ve sokak trafiğe kapatılacak, birçok noktada araç ve yaya geçişi kontrollü yapılacak.


Büyütmek için tıklayınız


İstanbul Valisi Muammer Güler, dün, güvenlik önlemlerine ilişkin bilgilendirme toplantısı yaptı. Toplantıya "İstanbul NATO zirvesine hazır" diyerek başlayan Güler şu bilgileri verdi:
  • İstanbul Emniyeti’nden 16 bin 108, takviye olarak 7 bin 460 olmak üzere 23 bin 568 polis görev alacak. Zirve Vadisi’nde görev alacak 400′ü kadın 2 bin 400 polis, tek tip elbise giyecek. Yabancı dil bilen 230 polis, özel koruma olacak.



  • BBC – RİYAD – Suudi Arabistan’da aynı aileden beş kız kardeşin cinsiyet değiştirme operasyonlarının gündeme düşmesi üzerine, Riyad’dan derhal düzeltme geldi. Muhafazakâr krallıktan dünyaya yansıyan bu olay üzerine, operasyonları gerçekleştiren doktor Yaser Cemal, tercih üzerine değil, hormonal sorunlar nedeniyle ‘cinsiyet düzeltme’ operasyonları gerçekleştirdiklerini söyledi.



    BAĞDAT – Irak’ın Felluce kentinde kaçırılan yedi Türk işçi pazarlıklar sonucunda Türkiye’ye dönerken, akıbeti meçhul olan TIR şoförü Bülent Yanık’ın hâlâ direnişçilerin elinde olduğu anlaşıldı. CNNTurk’ün dün akşam yayımladığı kasette, Yanık, Türk devletinin kendisiy-le ilgilenmediğini söyleyerek, "Ben Türk vatandaşı değil miyim" dedi. Yanık kızı için aldığı oyuncak bebeği de göstererek, "İnşallah bunu sana verebileceğim" diye konuşurken görüldü. Yanık’ın diğer işçilerle bırakıldığı doğrulanmamıştı. (CnnTurk)



    Vatandaşın Telekom’a, GSM operatörlerinin de Hazine’ye olan borçlarına af geldi
    RADİKAL – ANKARA – Hükümet vergi, prim, elektrik, yurda getirilmeyen ihraç bedelleri borçlarından sonra telefon borçları ile GSM operatörlerinin Hazine’ye olan borçlarına da af getirdi. Telekom’un telefon borçları ile GSM şirketlerinden alacaklarını uzlaşma yoluyla tahsil etmesine olanak sağlayan yasa tasarısı, af içermesine karşın nitelikli çoğunluk olmadan yasalaştı.

    Türk Telekom’un (TT) hisselerinin yüzde 95′ine kadar özelleştirilmesi ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kontrolündeki Telsim’in satışını kolaylaştıran yasa tasarısı TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Yasa uyarınca, TT’nin, kaynağına ve yargıya intikal edip etmediğine bakılmaksızın tüm alacaklarının sulhen tahsili konusunda, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde Ulaştırma Bakanlığı yetkili kılındı.



    AA – LONDRA – Britanyalı sigorta şirketi Lloyd’s, erkeklerin kıllı göğüslerini 2.7 trilyon liraya sigortalamaya başladı. Tazminat için sigortalı, kıllarının yüzde 85′ini kaybettiğini raporla ispatlayacak. Britanya’nın şu sıralar en ünlü tüysüzü ise ‘Truva’da Paris’i canlandırması için göğsüne yapay kıl takılan oyuncu Orlando Bloom (sağda).



    AA – ANKARA – 1. TBMM Spor Oyunları’nda madalya rekortmeni, CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman oldu. Arıtman, beş dalda madalya kazandı. TBMM Başkanı Bülent Arınç, 26 Mayıs-15 Haziran arasında gerçekleştirilen 1. TBMM Spor Oyunları için dün bir kokteyl verdi. Kokteyle Fenerbahçe oyuncusu Tuncay Dağlı da katıldı. Organizasyonda milletvekilleri 12 dalda yeteneklerini sergiledi.



    LONDRA – ‘Oz Büyücüsü’nde Judy Garland’ın seslendirdiği ‘Over the Rainbow’, tüm zamanların en iyi film şarkısı seçildi. Amerikan Film Enstitüsü tarafından düzenlenen ve 1500 kişinin oylarıyla belirlenen listede ‘Casablanca’ filminin şarkısı ‘As Time Goes’ ikinci, ‘Singing In the Rain’ filmiyle aynı adı taşıyan parça da üçüncü oldu.

    (ananova)



    Türkiye’de yerleşik Avrupalıların kendilerine kilise açılmasını istemelerinin Avrupa Birliği’nin Türkiye’de dinsel özgürlüklerin eksik olduğunu keşfetmesine yol açtığını yazıyorum günlerdir.

    Aslında sorun hiç de yeni değil. Türk bürokrasisi yıllardır bu meseleye, yani Alanya’ya yerleşen Alman ve Hollandalıların kilise sorununa bir

    çözüm bulmaya çalışıyor.

    Son çözüm, İmar Kanunu’nda yapılan bir değişiklikle ‘cami’ yerine ‘ibadethane’ denmesi oldu. Ama bu çözüm sorunun esasına ilişkin bir değişiklik getirmedi.

    Türkiye’nin minareye kılıf bulma çabaları artarak sürdü. Son olarak önerilen, Alman ve Hollandalıların ‘Kültür Merkezi’ açması. Bir vakıf kültür merkezi açacak, sonra merkezin bir bölümü kilise ya da şapel olarak düzenlenecek, rahip orada hizmet verecek…

    Dün de yazmaya çalıştım, bizler Türkiye’de yalanda yaşamaya fazlasıyla alışkınız, ama aynı şeyi Avrupalılardan bekleyemeyiz. Hollandalı, doğal olarak "Ben kültür merkezi değil kilisemi istiyorum" diyor.

    Peki ne yapacak Türkiye? Bir yanda Anayasa tarafından korunan devrim kanunları bir yanda AB’ye giriş hedefini etkilemeye başlayan kilise açma sorunu…

    Bu konu belki bu yıl sonunda AB’den müzakere tarihi almamıza engel olmayacak ama müzakere süreci boyunca çok başımızı ağrıtacak. Ayrıca başımızın ağrıması için bir sebep daha var artık: Türkiye’de giderek genişlemekte olan Türk Protestan cemaatlerin talepleri.

    Peki Türkiye minareye kılıf uydurabilecek mi? Aslında çok istenirse bu sorunun kolayca çözülebileceğine kuşku yok.

    Örnek mi istiyorsunuz? Türkiye gerektiğinde kolayca çifte standart uygulayabiliyor. Mesela Alevilerin örgütlenmesine, Hacı Bektaş ya da Alevi adını kullanarak dernek, vakıf kurmasına engel olunmuyor.

    O zaman belki Lutheran ya da başka bir Protestan mezhebinin adıyla da dernek ya da vakıf kurulabilir. Alın size dinsel cemaat. Kilise ve rahip konusu da sessizce bu dernek ya da vakıf üzerinden çözümlenebilir.

    Yani maksat minareye kılıf uydurmaksa bir yol bulunabilir.

    Peki ama neden maksat kendi vatandaşlarımız dahil herkesin yalanda yaşamak zorunda olmaktan kurtarılması olmasın?

    Neden Türkiye böyle bir tartışmayı uygarca yapamasın?