Archive for Ocak 20th, 2009

BELGOROD – A Milli Erkek Voleybol Takımı, Avrupa Ligi A Grubu’ndaki sekizinci maçında Rusya’ya 3-1 yenildi. Tarihinde Rusya’yı sadece bir kez yenebilen Ay-Yıldızlılar, Belgorod kentinde oynanan maça Barış, Sinan, Burak, Fatih, Hüseyin ve Volkan altısıyla başladı. Nuri ise libero olarak görev aldı. Milli Takım, güçlü rakibi önünde ilk sette başarılı bir oyun sergileyerek bu seti 25-18′lik skorla kazandı. Milliler ikinci sette rakibiyle başa baş bir oyun sergiledi ancak tecrübeli Rus ekibi, oyunun bu bölümünü 25-21 aldı. Taraftar desteğini de arkasına alan Rusya, sonraki iki seti 25-20′lik skorlarla kazanarak salondan 3-1 galip ayrıldı. Milli Takım, Rusya ile önceki gün yaptığı maçı da 3-0 kaybetmişti. Türkiye, ligde kalan maçlarını 19 ve 20 Haziran’da İstanbul’da Çek Cumhuriyeti, 26 ve 27 Haziran’da da Ankara’da Hırvatistan ile yapacak. Ay-Yıldızlılar bugün 15.50′de Türkiye’ye dönecek. (Spor Servisi)



‘İzmir âşığı’ sıfatını kendisiyle ilgili tüm siyasi ve insani nitelemelerin üzerine çıkarmayı başaran Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina, on binlerce İzmirlinin gözyaşlarıyla toprağa verildi
DHA – İZMİR – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina, son yolculuğuna

İzmirlilerin ’sevgi seliyle’ uğurlandı. Naaş, Bayraklı Adliye Sarayı’ndaki Adli Tıp Morgu’ndan saat 14.00′te alındı. Türk Bayrağı’na sarılı tabutu

İzmir Emniyet Müdürü Halil Tataş, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Yusuf Ali Karaman, CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel, Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya ve Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak tarafından arabaya taşındı.

Oğlu Levent’in de bindiği cenaze arabası önlerinden geçerken eşi Mine ve kızı Zeynep Piriştina gözyaşlarına boğuldu. Konvoy Ankara Caddesi’ni takip ederek Mürselpaşa Bulvarı’ndan geçti ve Basmane Meydanı’ndaki CHP İl Başkanlığı önünde durdu.



Organize Suçlar’ın 2003 Yılı Değerlendirme Raporu: Dünyada 234 milyon uyuşturucu müptelası var ve günde 15, yılda 5 bin 475 ton eroin tüketiliyor. Türkiye’de ise hem eroin kullanımı hem de aşırı dozdan ölümler azaldı



RADİKAL – ANKARA – Atina Olimpiyatları’na yönelik olası ‘terör’ tehdidine karşı NATO harekete geçerken, Türkiye de olimpiyat oyunları için alınacak güvenlik önlemlerine katkıda bulunacak. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: "Yunanistan’ın güvenlik için destek talebi, 17 Mart 2004 tarihli NATO Konseyi toplantısında Türkiye’nin de desteğiyle onaylanmıştır. Olimpiyat süresince ihtiyaç duyulduğunda biri Genelkurmay Başkanlığı, diğeri İçişleri Bakanlığı tarafından sağlanacak iki nükleer, biyolojik ve kimyasal dekontaminasyon ekibinin Yunanistan’a gönderilmek üzere Türkiye’de hazır bulundurulması kararlaştırıldı."



Osmanlı müziği, bugün toplumun gündeminde değil. Üstelik devlet
de ona sahip çıkmıyor. Dikkatle bakınca, geriye bu müzikle ilgilenen bir tek kesimin kaldığı görülüyor!



AP – WASHINGTON – Irak’taki kaosun altından yanına çekebildiği müttefiklerinin az sayıda katkılarıyla kalkamayan ABD, gözünü NATO’nun 28-29 Haziran’daki

İstanbul zirvesine dikti. ABD Başkanı George W. Bush’un zirvede Irak için yardım isteyeceği kaydedildi. Üst düzey iki ABD’li yetkili, Bush’un, ittifakın Irak’a güç göndermesi için çağrı yapacağını ve 30 Haziran’daki yetki devri sonrası Irak güvenlik güçlerinin eğitimi ve BM görevlilerinin korunması gibi roller üstlenilmesini isteyeceğini söyledi. Irak’ın atanmış Başbakanı İyad Allavi de NATO’dan yardım istemişti. Ancak Amerikalı yetkililer, bazı ülkelerin Irak güçlerini başka ülkelerde eğittiklerini hatırlatıp, asıl uğraştırıcı konunun bu eğitimin Irak’ta verilmesi olacağını vurguladı.

NATO ülkeleri Bush’un talebine sıcak bakmıyor. Almanya dün Irak güçlerini Birleşik Arap Emirlikleri’nde zaten eğittiğini ancak bu işi Irak’ta yapmayacağını yineledi. Bush’un konuyu ABD’deki G-8 zirvesinde açtığı Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın ise soğuk tepki verdiği belirtildi. AB’li bir diplomat da "NATO’nun birlik göndermesine dair anlaşma olamaz. NATO’yu Irak’a sokarsanız her şey daha karışır" diye konuştu. NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer de dün muğlak bir ifadeyle İstanbul’da Bağdat’ın Irak güvenlik güçlerinin eğitimine ilişkin talebinin kabul edilebileceğini söyledi.

ABD’de de Bush’un NATO’yu ikna etmesi temennisi dillendiriliyor. Demokrat Partili başkan adayı John Kerry "İstanbul bu desteği sağlamak için son şans olabilir" dedi.



Avrupa Futbol Şampiyonası finallerini ve kıran kırana transfer borsasını bir yana bırakıp Dünya Ralli Şampiyonası’na odaklanmak size ne derece doyurucu gelecek bilemiyorum ama benim ilgimi fazlası ile çektiği gerçek. Dünya Ralli Şampiyonası’nın Türkiye ayağı Antalya’da start aldı almasına da beni meraklandıran, üç gün boyunca etaplarda kaç kişinin olacağı, en hızlı pilotları kaç otomobil tutkunun izleyeceği. Otomobil sporları, futboldan sonra dünyada en çok izlenme oranına sahip spor branşı ne var ki bizde durum biraz farklı! Kuşkum yok ki Fenerbahçe, Beşiktaş ya da Galatasaray, Antalya’da bir deplasman maçı oynasa yandaş grupları tüm imkanları zorlar, otobüslere doluşup Güneyin yolunu tutardı. Ancak herkesin doğuştan ‘rallici’ olduğu Türkiye’de nedeni bilinmez, mekanik sporlara ilgi seyirci bazında giderek, üstelik büyük bir hızla azalmakta. Bunun nedeni otomobilin direksiyonunu oturan çoğunluğun ‘Ben daha iyi kullanırım’ mantığına sahip olması mı, yoksa dağ-tepe, toz-toprak gezmenin zorluğu mu? Kısa geçmişte Dünya Ralli Şampiyonası’nın bir ayağının Türkiye gelmesi pek de akla yatkın gibi gözükmüyordu. Zor başarıldı, ekrandan tanışıklığımız bulunan ‘efsane’ pilotlar ve otomobilleri ilk kez geçen yıl Antalya’ya geldi. Ve doğrusu geçen yıl Antalya’da hayal kırıklığı yaşandı. Seyirci azlığını hava koşullarının olumsuzluğuna bağlamak ne derece doğru olur bilinmez! Yine futbol tutkunları ile kıyaslama yapmalı sanırım. Onlar kar-kış tribündeki yerlerini aldıkları gibi deplasmandan da taviz vermemekteler tüm hava koşullarında. Bu yıl Antalya’ya gitmemenin mazereti de yok üstelik.

Neden Avrupa’nın çok sayıda ülkesinde dünya şampiyonası yarışını onbinler izler de bizde bu rakam yüzlerle ifade edilir? Çok bildiğimiz için, artık bundan eminim! Bizler tek şeyi değil, her şeyi çok iyi biliriz! Bilgimiz olmadan fikrimiz her zaman mevcuttur. Tek işi, yüz binlerce dolarlık yarış otomobilini en hızlı şekilde kullanmak olan profesyonel pilotlardan çok dahi iyi biliriz ralliyi. Yarışı izlemeden, pilot ve otomobili hakkında sınırsız yorum yapabiliriz. Bunlar bize özgü yetiler!

Sadece yarışları ekrandan izleyip ahkâm kesen grubu yermek de haksızlık olacak. Bir de bu organizasyonun sponsor bölümü var ki… Burada hata kim ya da kimlerden kaynaklanıyor? Kapalı bir odaya sponsor firmanın bayraklarını asıp, binlerce dolar alan ve söz konusu firmayı küstüren yöneticiler mi, yoksa ilgisiz kalan otomotivciler mi hatalı? Dünya Ralli Şampiyonası, Türkiye’ye gelsin diyerek tüm desteği arkasına alan yöneticiler de kanımca hatalı politika izlemekteler! Yoksa hâlâ geçen yılın borçlarını ödemekle uğraşmazlardı.

Özetle; bir organizasyona herkes ev sahipliği yapma olanağı yaratıp, yapabilir. Ama bir organizasyonun kusursuz olmasını herkes sağlayamaz. Önce takım plan-program sonra ekip çalışması. Ve tabii sponsorları da küstürmemek gerekli! Bakalım Kemer’in dağlarında ne kadar seyirci olacak?



Amerikan kamuoyu ve politikacıları, ülkelerinin konumunun gerektirdiği sorumlulukları üstlenmeyi reddederse, müşkül durumda kalabiliriz