


Archive for Ocak 21st, 2009
Oca
21
Başlık, milyon dolarlar karşılığında sözleşme imzalayan teknik adamları değil, ‘Özal Felsefesi’ni özümsemiş genç teknik adamları bağlayıcı nitelikte! Niye mi?
Süper Lig, İkinci Lig A ve B kategorileri ile 3′üncü Lig’de mücadele eden profesyonel takım sayısının toplamı 154… Buna karşın mevcut teknik direktör sayısı 819, antrenör sayısı ise 2 bin 800′e yakın.
Kaleci antrenörü sayısı da 200′ü aşkın. Her ülkede antrenör enflasyonu böylesine ‘hiper’ düzeyde mi yaşanıyor bilemiyorum ama bizdeki rakamsal çarpıklığın beraberinde yozlaşmayı da getirmesi kaçınılmaz. Yeşil sahalara veda eden hemen hemen her futbolcu oynadığı dönemde federasyonun açtığı antrenörlük kursuna katılıp diploma aldığı için futbola nokta koyduğu günün ertesinde ‘teknik adam’ olup çıkıveriyor. Ardından da başlıyor takım aramaya. Şansı yaver giderse ‘çapa göre’ bir takım bulunuyor, yok bulunamaz ise devreye ‘hatırlı’ tanıdıklar giriyor. Kimi zaman
‘ağabeyler’, kimi zaman ‘dayılar’ geçmişin yıldızına takım bulmak için çırpınıp duruyor. Bazıları daha da ileri gidip devlet erkanından yardım istiyor! İlginç olanı genç teknik adamların çoğu, Süper Lig takımı çalıştırma ya da teknik direktörünün yardımcılığını yapma abasında. İkinci lig ekibi çalıştırma olanağı bulan ise ‘mutlaka şampiyonluğa oynayan, paralı bir kulüp’ önkoşulunu ortaya sürmekte. Onlar da haklı, yıldız oldukları dönemde Özal, hem başbakanlık hem de Cumhurbaşkanlığı yapmıştı!
Bir diğer boyutta ise yerel yönetimler bulunmakta. Parasal darboğazı aşamayan çoğu profesyonel kulüp (neredeyse tümü) belediyelere ‘yaslanmış’ durumda. Kulüp başkanları da hali ile parayı veren belediyenin başkanı oluyor. Son yerel seçimde ortalığı ’silip süpüren’ AKP’nin yerel yöneticileri de elbette ki kendi mezheplerine uygun teknik adam seçimi yapmakta. Futbol Federasyonu özerk yapıya sahip ama kulüpler göbeklerinden bağlı! Oysa yerel yönetimlerin misyonları gençlere spor yapacak alanlar yaratmak değil mi?
Genç teknik adamlardan ‘idealist’ olmalarını beklemek sanıyorum, fazlası ile yersiz. Onların suçu da değil bu zaten, ülkenin geneli böyle! İşçi olmadan, genel müdür olma istemi ile yanıp tutuşanları kanıksadık artık. Üretmeden, tüketmek yeni jenerasyonun öncelikli işi. Bu nedenle genç teknik adamın 4 bin 798 adet amatör futbol kulübünden birisini çalıştırmasını beklemek anlamsız olur. Para ve güç nerede ise orayı zorluyor genç teknik adamlar. Neden bu genç adamlardan bir tanesi parasal sıkıntı yaşayan bir ikinci lig ekibinin başına geçmeye sıcak bakmaz? Futbolda başarı için para mutlak gerekli olan öncelikli koşul mudur? Belki bu genç adamların hepsi paranın peşinde koşuşturmuyor ama dışarıdan bakıldığında ne yazık ki manzara böyle gözüküyor.
Futboldaki başarının saha dışında kazanıldığı bir ortamda genç teknik
direktör adaylarını fazla da yermemek gerekli. Şampiyonluk bu ülkede teknik adamlara endeksli değil ki. Onlar da sisteme ayak uyduruyorlar doğal olarak. Hepinize iyi şanslar, özellikle yeni sezonun ilk haftalarını bekleyenlere!
RADİKAL – ANKARA – Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı’ndaki (Liselere Giriş Sınavı-LGS) tartışmalı matematik sorusunun yanlış olduğunu kabul etti. MEB açıklamasında, sınavda matematik testinin A kitapçığında 2., B kitapçığında 1. sırada yer alan sorunun "Seçeneklerin doğru cevaba ulaşmada yeterli olmadığı ve sorunun düzenlenmesinde eksiklikler bulunduğu belirlendi" denilerek sorunun iptal edildiği belirtildi. İptal edilen soru şöyle:
Aşağıdakilerden hangisinin bilinmesi, sınıf mevcudunun bulunması için yeterli değildir?
A) Yalnız Türkçe dersinden başarılı olanların yüzdesi.
B) Hem matematik hem de Türkçe dersinden başarısız olanların sayısı.
C) Yalnız matematik dersinden başarılı olanların sayısı.
D) Hem matematik hem de Türkçe dersinden başarısız
olanların yüzdesi.
Oca
21
RADİKAL – ANKARA – CHP lideri Deniz Baykal’ın muhalefete rest çekerek 3 Temmuz’da olağan-üstü kurultay çağrısı üzerine karşı atağa geçen muhalefet, tüzük değişikliği için topladığı 310 imzayı CHP Genel Merkezi’ne verdi. Baykal’ın ‘muhalif milletvekillerinin durumunun konuşulması’ ve ‘genel başkan için güven oylaması’ gündem maddeleriyle toplantıya çağırdığı olağanüstü kurultay öncesinde taraflar taktik savaşı yapıyor. Baykal’ın güven oylaması restini gören muhalefet, 310 imza ile genel merkeze başvurdu. Muhalefet, genel merkezden olağanüstü kurultay ile tüzük kurultayının birleştirilmesini talep etti.
RADİKAL – İSTANBUL – El Kaide örgütüyle irtibatlı, Kuzey Irak merkezli Ensar El İslam (İslam’ın Destekçileri) adlı örgüte yönelik operasyon düzenlendi.
İstanbul Terörle Mücadele Şubesi’ne bağlı ekipler, Ensar El İslam örgütüyle bağlantılı olduğu öne sürülen üç kişiyi gözaltına aldı. Zanlılar, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki sorgularının tamamlanmasından sonra DGM’ye sevk edilecek. MİT Bölge Başkanlığı ve Bursa polisinin geçen ay aynı örgüte yönelik düzenlediği operasyonda, NATO zirvesinde bombalı eylem ve Bursa’daki bir sinagoğa saldırı yapmayı planladıkları öne sürülen 16 kişi gözaltına alınmıştı.
Oca
21
LONDRA – Olimpiyatlara ev sahipliği yapmaya hazırlanan Yunanistan’ın şimdiye kadar 995 milyon euro harcadığı açıklandı. Yunanistan’ın beklenenden daha fazla borçlandığı ve bu borç kamburunu en az 10 yıl taşımak zorunda kalacağı belirtildi. İngiliz The Guardian gazetesi, bütçede 36 milyar euro’luk açığı bulunduğunu, bunu kapatmanın 10 yıl alabileceğini kaydederken, "Olimpiyatlar için alınan borçlar nedeniyle Yunanistan bütçesi, hedeflerinin 6 milyar euro kadar üzerine çıktı. 11 Eylül saldırılarından sonra düzenlenen ilk olimpiyat olması nedeniyle, güvenlik önlemlerine çok fazla para harcamak zorunda kaldılar" diye yazdı. (Spor Servisi)
AP – AMMAN – Irak’ın devrik Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’i hakkında savaş suçu işlediği gerekçesiyle açılan davada temsil eden 20 kişilik avukat grubunun lideri Ürdünlü avukat Muhammed Raşdan, "Saddam’ı seviyorum" dedi. Raşdan, devrik lideri nasıl savunacağına dair ipuçları da verdi. Savunmasını Saddam’ı yargılamak için kurulan mahkemenin gayrimeşru olduğu iddiasına dayandıracağını belirten Raşdan, "Mahkeme, ABD işgali altında kuruldu ve bu işgal altında davayı görecek" dedi. Raşdan, Saddam’ın davasına bakacak olan yargıç Selim Çelebi’nin de tarafsız olmadığını belirtti.
ANTALYA – Dünya Ralli Şampiyonası’nın yedinci ayağı olan 2. Türkiye Rallisi dün başladı. Araçlar sabahki test sürüşlerinin ardından akşam Efes Pilsen Özel Seyirci Etabı’na katıldı.
Test sürüşleri, Antalya’nın Kemer Çamyuva Beldesi’ndeki 2 bin 900 metrelik toprak parkurda yapıdı. Rallide mücadele edecek pilotlardan bazıları basın toplantısı düzenleyerek, yarış ve organizasyona ilişkin görüşlerini açıkladılar. Citroen’den Sebastian Loeb, bu yılki Türkiye Rallisi’nin geçen yıla göre çok daha iyi olacağına inandığını söyleyerek, yarışın bu yıl daha hızlı olacağını, çünkü parkurun daha farklı olduğunu belirtti.
Subaru pilotu Petter Solberg de, her zaman şampiyonluk için yarıştığını belirterek, şunları söyledi: "Kendime takımımdan daha çok önem veriyorum. Hava yağmurlu olacağına dair bilgi aldık. Bu bizim iiçin zorluk da olabilir, avantaja da dönüşebilir. Sonuçta ralli bir savaştır. Ben sonuna kadar savaşacağım." Peugeot Pilotu Marcus Gronholm ise Kıbrıs etabının kendisi için iyi geçtiğini ifade ederek, "Yine de genelde düş kırıklığı olduğunu düşünüyorum. Ralliye başlarken hep ikinciliği hayal ederim, bazen de bunu elde etmek zorunda kalırım" diye konuştu. Markko Martin de,
"Ralliye geldiğinizde kazanmak zorundasınız. Aksi halde sizi taksi şoförü gibi görürler" dedi.
Oca
21
Amerikan New Yorker dergisinin Kuzey Irak’taki İsrail faaliyetlerine ilişkin haberinden sonra, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler krize doğru gidiyor.
Kuzey Irak’ı ana nüfuz bölgesi olarak gören Türkiye, İsrail’in bu bölgedeki herhangi bir müdahalesini içişlerine müdahale olarak algılıyor. Çünkü Türkiye, İsrail’in Iraklı Kürtlerin ayrılıkçı eğilimini güçlendirmesinden çekiniyor; bunun, Türkiye Kürtlerini de aynı yoldan gitmeye teşvik edeceğini düşünüyor.
İsrail’in Irak Kürdistanı’nın içlerine sızması sürpriz değil. İbrani devleti ile Kürt yetkililer arasındaki ilişkiler 70′li yıllar ve bu yılları izleyen döneme dayanıyor. Bu yıllarda ünlü Kürt lider Molla Mustafa Barzani, Irak rejimine karşı başını çektiği isyan hareketi için askeri yardım istemek üzere İbrani devletini ziyaret etti. Barzani’nin tercümanlığını da feshedilen Irak Yönetim Konseyi üyesi Dr. Mahmud Osman yapmıştı.

