


Archive for Mart 30th, 2009
Mar
30
Bakan Şener, geçen hafta görüştüğü Telsim’le ilgilenen Vodafone temsilcilerinin kimliklerini saklayarak ünlü bir Türk işadamı aracılığıyla randevu aldıklarını söyledi
Mar
30
DHA – DÜZCE – Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile Madison Oil Turkey Inc. tarafından Batı Karadeniz’de üç yıldır sürdürülen petrol-doğalgaz aramaları çerçevesinde ilk sondaj kuyusu dün törenle delindi. Törende konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, enerjide dışa bağımlılığın yaklaşık 10 milyar dolar olduğunu belirterek bu bağımlılığın azaltılması için Türkiye topraklarında ve sularında petrol ve doğalgaz aramalarına ağırlık verildiğini söyledi. Güler, "Akçakoca’da günde 24 saat çalışarak ilk bulgulara 25′inci günde ulaşmayı planlıyoruz. Bunun normal zamanı beş haftadır. Sonucu heyecanla bekleyeceğiz" dedi.
Avrupa futbolu gün geçtikçe daha çok kişi tarafından izlenmesine rağmen pek çok kulüp iflasın eşiğinde. Sadece başarılının var olabildiği ortamda, futbolun geleceği tehlikeye girdi. Uygulamaya sokulan UEFA kriterleri sıkıntıları önlemeyi hedefliyor
İSTANBUL – Avrupa Şampiyonası’nı yakından takip eden bir futbol izleyicisi için Adidas’ın bu turnuva için özel olarak geliştirdiği yeni futbol topu Roteiro’yu duymamış olmanın imkânı yok. Turnuva boyunca reklamı yapılan topun satışları bu tanıtımların sonucunda birkaç hafta içerisinde altı milyona ulaştı. Adidas’ın başarısı futbolun ticari gücünün de anlamlı bir göstergesiydi. Avrupa futbolu geçtiğimiz sezon 12 milyar dolara ulaşan geliriyle zirve yaparken, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkelerin takımları gelirlerini 90′larla kıyaslandığında üçe katladılar.
Böyle bakıldığında oldukça büyük bir gelir kaynağı olan futbol aynı zamanda giderek artan giderleriyle pek çok kulübü bütçelerinde yaşadığı sıkıntılarla sarsıyor. Bugün İrlanda’dan Ukrayna’ya kadar 400 birinci lig kulübü sıkıntı içerisinde. Futbolun büyük ilgi gördüğü ülkeler bile hızla para kaybediyor. Örneğin Serie A takımları 1.4 milyar dolarlık 2002 yılı satışlarında toplam 485 milyon dolar kayba uğradı. Bu kayıp geçen yıl 360 milyon dolar civarındaydı. Mali açıdan sağlam gözüken Premier Lig’de bile 20 kulüpten sadece beşi sezon sonunda vergi dönemi öncesi kâra geçebildi.
Peki futbolu bu denli sıkıntıya sokan şey ne? Futbol kulüplerine mali konularda destek olan Schechter&Co. şirketinin sahibi Stephen Schechter’a göre giderek artan futbolcu maliyetleri en büyük sorun. Geçtiğimiz yıl yıldızlar topluluğu Real Madrid, Beckham için 42 milyon dolar ödedi. Kulüp daha önce de Zidane için 86 milyon doları gözden çıkarmıştı. Bu harcamalara rağmen Real Madrid geçen sezon ligi ancak dördüncü sırada tamamlamayı başardı ve mali açıdan büyük darbe aldı.
Türkiye ekonomisindeki yüksek büyümeye rağmen ülkedeki işsiz sayısı azalacağına artıyor. Geçen yılın son çeyreğinde yüzde 10.3′e inen işsizlik oranı, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 12.4′e kadar yükseldi
ANKA – ANKARA – Ekonomisi hızla büyüyen Türkiye, işsizine iş yaratmakta zorlanıyor. Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE), yılın ilk üç aylık dönemine ilişkin hane halkı işgücü anketi sonuçlarını açıkladı. Anket sonuçları istihdamdaki olumsuz tablonun derinleşerek devam ettiğini ortaya çıkardı. Buna göre, geçen yılın son çeyreğinde yüzde 10.3, birinci çeyreğinde de yüzde 12.3 olan işsizlik oranı, ekonomideki yüksek oranlı büyümeye rağmen bu yılın ilk üç aylık döneminde yüzde 12.4′e çıktı. Genç nüfus arasındaki işsizlik oranı ise yüzde 23.7′ye kadar yükseldi. DİE’ye göre, 70 milyon 255 bin olarak tahmin edilen Türkiye nüfusunun 49 milyon 482 bini 15 ve daha yukarı yaşta bulunuyor. Söz konusu yaştakilerin sadece yüzde 45.9′unu oluşturan 22 milyon 732 bini, işgücünü oluşturuyor. İşgücüne katılma oranı yüzde 45.9 gibi diğer ülkelere oranla oldukça düşük bir düzeyde seyrediyor. Bir işte çalışanlarla, işsizlerden oluşan işgücünde yer alan nüfus geçen yılın birinci çeyreğine göre 356 bin, son çeyreğine göre ise 474 bin kişi azaldı. Aynı şekilde geçen yıl birinci çeyrekte 20 milyon 244 bin, son çeyrekte ise 20 milyon 811 bin kişi olan eksik istihdamdakiler de dahil bir işte çalışanların sayısı bu yıl 19 milyon 902 bin kişiye kadar düştü. Bu büyüyen Türkiye ekonomisinin daha az kişiye iş sağlayabildiğini gösteriyor. Çalışanların sayısı geçen yılın ilk dönemine göre 342 bin, son dönemine göre ise 909 bin kişi azaldı. Geçen yılın birinci döneminde 2 milyon 844 bin olan işsiz sayısı ise bu yıl 2 milyon 830 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsiz sayısında yaşanan 14 bin kişilik azalmaya rağmen, işsiz sayısının toplam işgücüne oranlanmasıyla hesaplanan işsizlik oranı yüzde 12.3′ten yüzde 12.4′e yükseldi. İşsizlik oranı geçen yılın son çeyreğinde yüzde 10.3′e kadar inmiş yılın tümünde ise ortalama yüzde 10.5 olarak gerçekleşmişti.
Kırmızı bültenle aranırken Avusturya’da yakalanan Alaattin Çakıcı’yı Türkiye’de yoğun bir dava maratonu bekliyor.
Karagümrük Spor Kulübü Lokali Baskını Davası’nda ‘çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek’ suçundan verilen 3 yıl 4 aylık hapis cezası onanarak kesinleşen Alaattin Çakıcı’nın, bu cezasının infazını tamamlaması için yaklaşık 6.5 ay daha cezaevinde kalması gerekiyor. Aynı dava kapsamında ‘müessir fiil’ suçundan bir kez verilen cezayı yetersiz bulan Yargıtay, mağdur sayısı kadar hüküm kurulmasını istemişti.
Yüksek Mahkeme’nin bu kararından sonra Alaattin Çakıcı’nın 3 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin karar kesinleşirken, diğer suç için DGM’lerin kaldırılması nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanması gerekiyor.
15 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Karagümrük Spor Kulübü Lokali’ne yönelik 26 Mart 2000 tarihinde düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin İstanbul 1 No’lu DGM’de tutuklu olarak yargılanan Çakıcı, kararla birlikte tahliye olmuştu.
TÜRKBANK DAVASI
Çakıcı, ‘Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak’ ve ‘Türkbank ihalesine fesat karıştırmak’ suçlarından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakkında açılan dava kapsamında da iadesi halinde hakim karşısına çıkabilecek.
İddianamede, Çakıcı’nın Fransa’dan iade edildiği hatırlatılarak, bu nedenle hakkında Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi’nin 14. maddesindeki kısıtlamaların söz konusu olduğu anlatılmıştı.
Türkbank ihalesine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamında Fransa adli makamlarından istenen muvafakatın verilmediği belirtilen iddianamede, bunun üzerine soruşturmada ‘takipsizlik kararı’ verildiği kaydedilmişti. Ancak daha sonra bazı yasalarda yapılan değişiklikler ve idam cezasının kaldırılması dikkate alınarak soruşturmanın yeniden açıldığı ve yeniden Fransız adli makamlarına başvurulduğu belirtilen iddianamede, Çakıcı’nın başkasına ait pasaportla Antalya Serbest Bölge’den deniz yoluyla 3 Mayıs 2004 tarihinde çıkış yaptığından hakkındaki suçlamalara ilişkin soruşturmaların yapılabilir hale geldiği ifade edilmişti.
DİĞER DAVALAR
Tevfik Nurullah Ağansoy’un da aralarında bulunduğu 4 kişinin 8 yıl önce Bebek’te öldürülmesi konusunda İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava da Alaattin Çakıcı’yı ilgilendiriyor. Mahkeme, olayın azmettiricisi olmakla suçlanan, ancak Fransa’nın iade şartı uyarınca yargılayamadığı ve dosyasını ayırdığı Çakıcı hakkında, TCK’daki değişiklikler ve yurtdışına kaçtığı ihtimalini değerlendirerek CMUK’un 104. maddesi uyarınca gıyabi tutuklama kararı vermişti.
Çakıcı, borsacı Adil Öngen’e yönelik silahlı saldırı olayına ilişkin açılan davada iade prosedürü gereği yargılanamamıştı.
Eski eşi Nuriye Uğur Kılıç’ın (Çakıcı), 20 Ocak 1995 tarihinde Uludağ’da öldürülmesi olayında azmettirici olduğu iddia edilen Çakıcı, iade şartları gereği bu davadan da yargılanamamıştı.
13 Aralık 1999 tarihinde Fransa’dan şartlı olarak Türkiye’ye iade edilen Alaattin Çakıcı, hakkındaki davalardan birinin görüldüğü İstanbul 6 No’lu DGM’de, ”Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak ve yönetmek” suçundan 5 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmış, Yargıtay’ın bu cezayı onamasıyla 2 yıl 2 gün tutan infazı 2001 yılının Ocak ayında tamamlanmıştı.
Bu arada, Çakıcı’nın yurtdışına kaçışına ilişkin savcılık soruşturması da sürüyor.
Kırmızı bültenle aranırken Avusturya’da yakalanan Alaattin Çakıcı’yı Türkiye’de yoğun bir dava maratonu bekliyor.
Karagümrük Spor Kulübü Lokali Baskını Davası’nda ‘çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek’ suçundan verilen 3 yıl 4 aylık hapis cezası onanarak kesinleşen Alaattin Çakıcı’nın, bu cezasının infazını tamamlaması için yaklaşık 6.5 ay daha cezaevinde kalması gerekiyor. Aynı dava kapsamında ‘müessir fiil’ suçundan bir kez verilen cezayı yetersiz bulan Yargıtay, mağdur sayısı kadar hüküm kurulmasını istemişti.
Yüksek Mahkeme’nin bu kararından sonra Alaattin Çakıcı’nın 3 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin karar kesinleşirken, diğer suç için DGM’lerin kaldırılması nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanması gerekiyor.
15 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Karagümrük Spor Kulübü Lokali’ne yönelik 26 Mart 2000 tarihinde düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin İstanbul 1 No’lu DGM’de tutuklu olarak yargılanan Çakıcı, kararla birlikte tahliye olmuştu.
TÜRKBANK DAVASI
Çakıcı, ‘Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak’ ve ‘Türkbank ihalesine fesat karıştırmak’ suçlarından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakkında açılan dava kapsamında da iadesi halinde hakim karşısına çıkabilecek.
İddianamede, Çakıcı’nın Fransa’dan iade edildiği hatırlatılarak, bu nedenle hakkında Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi’nin 14. maddesindeki kısıtlamaların söz konusu olduğu anlatılmıştı.
Türkbank ihalesine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamında Fransa adli makamlarından istenen muvafakatın verilmediği belirtilen iddianamede, bunun üzerine soruşturmada ‘takipsizlik kararı’ verildiği kaydedilmişti. Ancak daha sonra bazı yasalarda yapılan değişiklikler ve idam cezasının kaldırılması dikkate alınarak soruşturmanın yeniden açıldığı ve yeniden Fransız adli makamlarına başvurulduğu belirtilen iddianamede, Çakıcı’nın başkasına ait pasaportla Antalya Serbest Bölge’den deniz yoluyla 3 Mayıs 2004 tarihinde çıkış yaptığından hakkındaki suçlamalara ilişkin soruşturmaların yapılabilir hale geldiği ifade edilmişti.
DİĞER DAVALAR
Tevfik Nurullah Ağansoy’un da aralarında bulunduğu 4 kişinin 8 yıl önce Bebek’te öldürülmesi konusunda İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava da Alaattin Çakıcı’yı ilgilendiriyor. Mahkeme, olayın azmettiricisi olmakla suçlanan, ancak Fransa’nın iade şartı uyarınca yargılayamadığı ve dosyasını ayırdığı Çakıcı hakkında, TCK’daki değişiklikler ve yurtdışına kaçtığı ihtimalini değerlendirerek CMUK’un 104. maddesi uyarınca gıyabi tutuklama kararı vermişti.
Çakıcı, borsacı Adil Öngen’e yönelik silahlı saldırı olayına ilişkin açılan davada iade prosedürü gereği yargılanamamıştı.
Eski eşi Nuriye Uğur Kılıç’ın (Çakıcı), 20 Ocak 1995 tarihinde Uludağ’da öldürülmesi olayında azmettirici olduğu iddia edilen Çakıcı, iade şartları gereği bu davadan da yargılanamamıştı.
13 Aralık 1999 tarihinde Fransa’dan şartlı olarak Türkiye’ye iade edilen Alaattin Çakıcı, hakkındaki davalardan birinin görüldüğü İstanbul 6 No’lu DGM’de, ”Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak ve yönetmek” suçundan 5 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmış, Yargıtay’ın bu cezayı onamasıyla 2 yıl 2 gün tutan infazı 2001 yılının Ocak ayında tamamlanmıştı.
Bu arada, Çakıcı’nın yurtdışına kaçışına ilişkin savcılık soruşturması da sürüyor.
Mar
30
Dışişleri kadrolarının, Bakan Abdullah Gül’e AB ile yürütülecek üyelik müzakerelerinin koordinasyonunu üstlenmesini ve yanına Hazine Bakanı Ali Babacan ile CHP’li Kemal Derviş’i almasını önermesi yankı buldu.
CHP İstanbul Milletvekili Kemal Derviş, dünkü görüşmemizde henüz bu konuda kendisine yapılmış bir teklif olmadığını vurgulayarak şu açıklamada bulundu:
“Henüz bana ulaşan bir öneri olmadı. Bu, hükümetin vereceği bir karar. Ama ben müzakereci olsam da, olmasam da zaten Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği için çalışıyorum. Bu işin zaten içindeyim. Avrupa’da konferanslara katılıyor, görüşmeler yapıyorum. Bu günlerde birkaç Avrupa gazetesinde daha yazılarım çıkacak. AB konusunda mobilize (hareketli) durumdayım. Çünkü Türkiye’nin AB üyeliği çok önemli. Yalnız Türkiye’ye değil, Avrupa’ya, dünya barışına, ekonomiye katkı sağlayacak bir dönüm noktası olacak.
“Burada güçlü bir şekilde Türkiye’nin çıkarlarının korunması gerekiyor. Bunun için müzakereciler, müzakere kadrosu önemli. Ama bu sadece müzakere, müzakereci işi değil. Sivil topluma, sendikalara, partilere, herkese düşen görevler var. Türkiye’nin çıkarlarının korunarak bu hedefe ulaşılması önemli.”
Kemal Derviş adının muhtemel müzakereci kadrosu içinde anılmasının, AB’nin aralık ayında Türkiye ile üyelik müzakerelerini başlatacağını açıklaması durumunda yapacağı hazırlıkları su yüzüne çıkardığı görülüyor. Ancak bu konuda yapılan hazırlıklar yalnızca baş müzakerecinin ve müzakerecilerin belirlenmesi ile sınırlı değil.

