Avrupa Futbol Şampiyonası finallerini ve kıran kırana transfer borsasını bir yana bırakıp Dünya Ralli Şampiyonası’na odaklanmak size ne derece doyurucu gelecek bilemiyorum ama benim ilgimi fazlası ile çektiği gerçek. Dünya Ralli Şampiyonası’nın Türkiye ayağı Antalya’da start aldı almasına da beni meraklandıran, üç gün boyunca etaplarda kaç kişinin olacağı, en hızlı pilotları kaç otomobil tutkunun izleyeceği. Otomobil sporları, futboldan sonra dünyada en çok izlenme oranına sahip spor branşı ne var ki bizde durum biraz farklı! Kuşkum yok ki Fenerbahçe, Beşiktaş ya da Galatasaray, Antalya’da bir deplasman maçı oynasa yandaş grupları tüm imkanları zorlar, otobüslere doluşup Güneyin yolunu tutardı. Ancak herkesin doğuştan ‘rallici’ olduğu Türkiye’de nedeni bilinmez, mekanik sporlara ilgi seyirci bazında giderek, üstelik büyük bir hızla azalmakta. Bunun nedeni otomobilin direksiyonunu oturan çoğunluğun ‘Ben daha iyi kullanırım’ mantığına sahip olması mı, yoksa dağ-tepe, toz-toprak gezmenin zorluğu mu? Kısa geçmişte Dünya Ralli Şampiyonası’nın bir ayağının Türkiye gelmesi pek de akla yatkın gibi gözükmüyordu. Zor başarıldı, ekrandan tanışıklığımız bulunan ‘efsane’ pilotlar ve otomobilleri ilk kez geçen yıl Antalya’ya geldi. Ve doğrusu geçen yıl Antalya’da hayal kırıklığı yaşandı. Seyirci azlığını hava koşullarının olumsuzluğuna bağlamak ne derece doğru olur bilinmez! Yine futbol tutkunları ile kıyaslama yapmalı sanırım. Onlar kar-kış tribündeki yerlerini aldıkları gibi deplasmandan da taviz vermemekteler tüm hava koşullarında. Bu yıl Antalya’ya gitmemenin mazereti de yok üstelik.

Neden Avrupa’nın çok sayıda ülkesinde dünya şampiyonası yarışını onbinler izler de bizde bu rakam yüzlerle ifade edilir? Çok bildiğimiz için, artık bundan eminim! Bizler tek şeyi değil, her şeyi çok iyi biliriz! Bilgimiz olmadan fikrimiz her zaman mevcuttur. Tek işi, yüz binlerce dolarlık yarış otomobilini en hızlı şekilde kullanmak olan profesyonel pilotlardan çok dahi iyi biliriz ralliyi. Yarışı izlemeden, pilot ve otomobili hakkında sınırsız yorum yapabiliriz. Bunlar bize özgü yetiler!

Sadece yarışları ekrandan izleyip ahkâm kesen grubu yermek de haksızlık olacak. Bir de bu organizasyonun sponsor bölümü var ki… Burada hata kim ya da kimlerden kaynaklanıyor? Kapalı bir odaya sponsor firmanın bayraklarını asıp, binlerce dolar alan ve söz konusu firmayı küstüren yöneticiler mi, yoksa ilgisiz kalan otomotivciler mi hatalı? Dünya Ralli Şampiyonası, Türkiye’ye gelsin diyerek tüm desteği arkasına alan yöneticiler de kanımca hatalı politika izlemekteler! Yoksa hâlâ geçen yılın borçlarını ödemekle uğraşmazlardı.

Özetle; bir organizasyona herkes ev sahipliği yapma olanağı yaratıp, yapabilir. Ama bir organizasyonun kusursuz olmasını herkes sağlayamaz. Önce takım plan-program sonra ekip çalışması. Ve tabii sponsorları da küstürmemek gerekli! Bakalım Kemer’in dağlarında ne kadar seyirci olacak?



Comments are closed.