Takvim

  • Mart 2010
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Ağu    
    1234567
    891011121314
    15161718192021
    22232425262728
    293031  

Meta

  • RSS
  • Comments RSS
  • Wordpress Themes



Archive for the 'Genel' Category

Kırmızı bültenle aranırken Avusturya’da yakalanan Alaattin Çakıcı’yı Türkiye’de yoğun bir dava maratonu bekliyor.

Karagümrük Spor Kulübü Lokali Baskını Davası’nda ‘çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek’ suçundan verilen 3 yıl 4 aylık hapis cezası onanarak kesinleşen Alaattin Çakıcı’nın, bu cezasının infazını tamamlaması için yaklaşık 6.5 ay daha cezaevinde kalması gerekiyor. Aynı dava kapsamında ‘müessir fiil’ suçundan bir kez verilen cezayı yetersiz bulan Yargıtay, mağdur sayısı kadar hüküm kurulmasını istemişti.

Yüksek Mahkeme’nin bu kararından sonra Alaattin Çakıcı’nın 3 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin karar kesinleşirken, diğer suç için DGM’lerin kaldırılması nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanması gerekiyor.

15 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Karagümrük Spor Kulübü Lokali’ne yönelik 26 Mart 2000 tarihinde düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin İstanbul 1 No’lu DGM’de tutuklu olarak yargılanan Çakıcı, kararla birlikte tahliye olmuştu.

TÜRKBANK DAVASI

Çakıcı, ‘Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak’ ve ‘Türkbank ihalesine fesat karıştırmak’ suçlarından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakkında açılan dava kapsamında da iadesi halinde hakim karşısına çıkabilecek.

İddianamede, Çakıcı’nın Fransa’dan iade edildiği hatırlatılarak, bu nedenle hakkında Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi’nin 14. maddesindeki kısıtlamaların söz konusu olduğu anlatılmıştı.

Türkbank ihalesine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamında Fransa adli makamlarından istenen muvafakatın verilmediği belirtilen iddianamede, bunun üzerine soruşturmada ‘takipsizlik kararı’ verildiği kaydedilmişti. Ancak daha sonra bazı yasalarda yapılan değişiklikler ve idam cezasının kaldırılması dikkate alınarak soruşturmanın yeniden açıldığı ve yeniden Fransız adli makamlarına başvurulduğu belirtilen iddianamede, Çakıcı’nın başkasına ait pasaportla Antalya Serbest Bölge’den deniz yoluyla 3 Mayıs 2004 tarihinde çıkış yaptığından hakkındaki suçlamalara ilişkin soruşturmaların yapılabilir hale geldiği ifade edilmişti.

DİĞER DAVALAR

Tevfik Nurullah Ağansoy’un da aralarında bulunduğu 4 kişinin 8 yıl önce Bebek’te öldürülmesi konusunda İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava da Alaattin Çakıcı’yı ilgilendiriyor. Mahkeme, olayın azmettiricisi olmakla suçlanan, ancak Fransa’nın iade şartı uyarınca yargılayamadığı ve dosyasını ayırdığı Çakıcı hakkında, TCK’daki değişiklikler ve yurtdışına kaçtığı ihtimalini değerlendirerek CMUK’un 104. maddesi uyarınca gıyabi tutuklama kararı vermişti.

Çakıcı, borsacı Adil Öngen’e yönelik silahlı saldırı olayına ilişkin açılan davada iade prosedürü gereği yargılanamamıştı.

Eski eşi Nuriye Uğur Kılıç’ın (Çakıcı), 20 Ocak 1995 tarihinde Uludağ’da öldürülmesi olayında azmettirici olduğu iddia edilen Çakıcı, iade şartları gereği bu davadan da yargılanamamıştı.

13 Aralık 1999 tarihinde Fransa’dan şartlı olarak Türkiye’ye iade edilen Alaattin Çakıcı, hakkındaki davalardan birinin görüldüğü İstanbul 6 No’lu DGM’de, ”Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak ve yönetmek” suçundan 5 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmış, Yargıtay’ın bu cezayı onamasıyla 2 yıl 2 gün tutan infazı 2001 yılının Ocak ayında tamamlanmıştı.

Bu arada, Çakıcı’nın yurtdışına kaçışına ilişkin savcılık soruşturması da sürüyor.



Kırmızı bültenle aranırken Avusturya’da yakalanan Alaattin Çakıcı’yı Türkiye’de yoğun bir dava maratonu bekliyor.

Karagümrük Spor Kulübü Lokali Baskını Davası’nda ‘çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek’ suçundan verilen 3 yıl 4 aylık hapis cezası onanarak kesinleşen Alaattin Çakıcı’nın, bu cezasının infazını tamamlaması için yaklaşık 6.5 ay daha cezaevinde kalması gerekiyor. Aynı dava kapsamında ‘müessir fiil’ suçundan bir kez verilen cezayı yetersiz bulan Yargıtay, mağdur sayısı kadar hüküm kurulmasını istemişti.

Yüksek Mahkeme’nin bu kararından sonra Alaattin Çakıcı’nın 3 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin karar kesinleşirken, diğer suç için DGM’lerin kaldırılması nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanması gerekiyor.

15 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Karagümrük Spor Kulübü Lokali’ne yönelik 26 Mart 2000 tarihinde düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin İstanbul 1 No’lu DGM’de tutuklu olarak yargılanan Çakıcı, kararla birlikte tahliye olmuştu.

TÜRKBANK DAVASI

Çakıcı, ‘Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak’ ve ‘Türkbank ihalesine fesat karıştırmak’ suçlarından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakkında açılan dava kapsamında da iadesi halinde hakim karşısına çıkabilecek.

İddianamede, Çakıcı’nın Fransa’dan iade edildiği hatırlatılarak, bu nedenle hakkında Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi’nin 14. maddesindeki kısıtlamaların söz konusu olduğu anlatılmıştı.

Türkbank ihalesine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamında Fransa adli makamlarından istenen muvafakatın verilmediği belirtilen iddianamede, bunun üzerine soruşturmada ‘takipsizlik kararı’ verildiği kaydedilmişti. Ancak daha sonra bazı yasalarda yapılan değişiklikler ve idam cezasının kaldırılması dikkate alınarak soruşturmanın yeniden açıldığı ve yeniden Fransız adli makamlarına başvurulduğu belirtilen iddianamede, Çakıcı’nın başkasına ait pasaportla Antalya Serbest Bölge’den deniz yoluyla 3 Mayıs 2004 tarihinde çıkış yaptığından hakkındaki suçlamalara ilişkin soruşturmaların yapılabilir hale geldiği ifade edilmişti.

DİĞER DAVALAR

Tevfik Nurullah Ağansoy’un da aralarında bulunduğu 4 kişinin 8 yıl önce Bebek’te öldürülmesi konusunda İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava da Alaattin Çakıcı’yı ilgilendiriyor. Mahkeme, olayın azmettiricisi olmakla suçlanan, ancak Fransa’nın iade şartı uyarınca yargılayamadığı ve dosyasını ayırdığı Çakıcı hakkında, TCK’daki değişiklikler ve yurtdışına kaçtığı ihtimalini değerlendirerek CMUK’un 104. maddesi uyarınca gıyabi tutuklama kararı vermişti.

Çakıcı, borsacı Adil Öngen’e yönelik silahlı saldırı olayına ilişkin açılan davada iade prosedürü gereği yargılanamamıştı.

Eski eşi Nuriye Uğur Kılıç’ın (Çakıcı), 20 Ocak 1995 tarihinde Uludağ’da öldürülmesi olayında azmettirici olduğu iddia edilen Çakıcı, iade şartları gereği bu davadan da yargılanamamıştı.

13 Aralık 1999 tarihinde Fransa’dan şartlı olarak Türkiye’ye iade edilen Alaattin Çakıcı, hakkındaki davalardan birinin görüldüğü İstanbul 6 No’lu DGM’de, ”Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak ve yönetmek” suçundan 5 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmış, Yargıtay’ın bu cezayı onamasıyla 2 yıl 2 gün tutan infazı 2001 yılının Ocak ayında tamamlanmıştı.

Bu arada, Çakıcı’nın yurtdışına kaçışına ilişkin savcılık soruşturması da sürüyor.



Dışişleri kadrolarının, Bakan Abdullah Gül’e AB ile yürütülecek üyelik müzakerelerinin koordinasyonunu üstlenmesini ve yanına Hazine Bakanı Ali Babacan ile CHP’li Kemal Derviş’i almasını önermesi yankı buldu.

CHP İstanbul Milletvekili Kemal Derviş, dünkü görüşmemizde henüz bu konuda kendisine yapılmış bir teklif olmadığını vurgulayarak şu açıklamada bulundu:

“Henüz bana ulaşan bir öneri olmadı. Bu, hükümetin vereceği bir karar. Ama ben müzakereci olsam da, olmasam da zaten Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği için çalışıyorum. Bu işin zaten içindeyim. Avrupa’da konferanslara katılıyor, görüşmeler yapıyorum. Bu günlerde birkaç Avrupa gazetesinde daha yazılarım çıkacak. AB konusunda mobilize (hareketli) durumdayım. Çünkü Türkiye’nin AB üyeliği çok önemli. Yalnız Türkiye’ye değil, Avrupa’ya, dünya barışına, ekonomiye katkı sağlayacak bir dönüm noktası olacak.

“Burada güçlü bir şekilde Türkiye’nin çıkarlarının korunması gerekiyor. Bunun için müzakereciler, müzakere kadrosu önemli. Ama bu sadece müzakere, müzakereci işi değil. Sivil topluma, sendikalara, partilere, herkese düşen görevler var. Türkiye’nin çıkarlarının korunarak bu hedefe ulaşılması önemli.”

Kemal Derviş adının muhtemel müzakereci kadrosu içinde anılmasının, AB’nin aralık ayında Türkiye ile üyelik müzakerelerini başlatacağını açıklaması durumunda yapacağı hazırlıkları su yüzüne çıkardığı görülüyor. Ancak bu konuda yapılan hazırlıklar yalnızca baş müzakerecinin ve müzakerecilerin belirlenmesi ile sınırlı değil.



Birinci Süper Futbol Ligi maçlarının televizyondan naklen yayın haklarıyla ilgili ihaleyi, halen yayıncı kuruluş olan Digitürk aldı.

Futbol Federasyonu’nun Levent’teki binasında gerçekleştirilen ihaleye Digitürk ile Doğan Grubu’ndan Milenyum TV kuruluşları katıldı ve teklif zarflarını İstanbul 25. Noteri Erkan Vardar’a verdi. Vardar’dan aldıkları zarfları açan İhale Komisyonu, teklifleri inceledi. Daha sonra İhale Komisyonu Başkanı Ata Aksu, veriliş sırasına göre teklifleri kamuoyuna açıkladı. Aksu, Milenyum TV’nin teklifinde “Futbol yayın ihalesine ilgimiz devam ediyor. Ama şu an için oluşan şartlar itibariyle ihaleye bir teklif sunmamız mümkün değildir” yazıldığını okudu.

Daha sonra Digitürk’ün teklifini okuyan Aksu, bu kuruluşun, belirledikleri muammen bedel olan 135 trilyon 850 milyar liralık teklifi verdiğini ve 2004-2005 sezonu için ihale şartlarını yerine getirdiğini söyledi.

Aksu, şartnameye göre açık artırma yapılması gerektiğini, ancak sadece bir teklif olması nedeniyle buna gerek olmadığını belirterek, “Ancak ihaleyi alan Digitürk’e artırım talep ediyorum” dedi. Digitürk Genel Müdürü Ertan Özertem, artırım istemediklerini belirtirken, Aksu, “Tekrar ben sizden rica ediyorum” dedi. Bunun üzerine Özertem, tekliflerini, minimum artırım bedeli olan 100 milyar lira yükseltti. Böylece naklen yayın ihalesini ilk yılı 135 trilyon 950 milyar lira muammen bedelle, 4 yıllık süre için yine Digitürk aldı.

Aksu, Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun bugün saat 14.00′te yapacağı toplantıda ihale konusunda son kararı vereceğini açıkladı.



Birinci Süper Futbol Ligi maçlarının televizyondan naklen yayın haklarıyla ilgili ihaleyi, halen yayıncı kuruluş olan Digitürk aldı.

Futbol Federasyonu’nun Levent’teki binasında gerçekleştirilen ihaleye Digitürk ile Doğan Grubu’ndan Milenyum TV kuruluşları katıldı ve teklif zarflarını İstanbul 25. Noteri Erkan Vardar’a verdi. Vardar’dan aldıkları zarfları açan İhale Komisyonu, teklifleri inceledi. Daha sonra İhale Komisyonu Başkanı Ata Aksu, veriliş sırasına göre teklifleri kamuoyuna açıkladı. Aksu, Milenyum TV’nin teklifinde “Futbol yayın ihalesine ilgimiz devam ediyor. Ama şu an için oluşan şartlar itibariyle ihaleye bir teklif sunmamız mümkün değildir” yazıldığını okudu.

Daha sonra Digitürk’ün teklifini okuyan Aksu, bu kuruluşun, belirledikleri muammen bedel olan 135 trilyon 850 milyar liralık teklifi verdiğini ve 2004-2005 sezonu için ihale şartlarını yerine getirdiğini söyledi.

Aksu, şartnameye göre açık artırma yapılması gerektiğini, ancak sadece bir teklif olması nedeniyle buna gerek olmadığını belirterek, “Ancak ihaleyi alan Digitürk’e artırım talep ediyorum” dedi. Digitürk Genel Müdürü Ertan Özertem, artırım istemediklerini belirtirken, Aksu, “Tekrar ben sizden rica ediyorum” dedi. Bunun üzerine Özertem, tekliflerini, minimum artırım bedeli olan 100 milyar lira yükseltti. Böylece naklen yayın ihalesini ilk yılı 135 trilyon 950 milyar lira muammen bedelle, 4 yıllık süre için yine Digitürk aldı.

Aksu, Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun bugün saat 14.00′te yapacağı toplantıda ihale konusunda son kararı vereceğini açıkladı.



AA – BURSA – Otomotiv sektörünün önde gelen kuruluşları, 2 Ağustos’tan itibaren değişik dönemlerde üretimlerini durduracak. Oyak Renault, 2-16 Ağustos tarihleri arasında üretimini durduracak ve 3 bin 200 işçi yıllık izinlerini kullanacak. Karsan ise 23 Ağustos-6 Eylül tarihleri arasında üretimine ara verecek. Fabrikada çalışan 1050 işçi aynı dönemde izne çıkacak. Fiat Tofaş’ta 2-23 Ağustos tarihleri arasında üretime ara verileceği açıklandı.



Organize suç örgütü elebaşı Alaattin Çakıcı, Avusturya polisi ile Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü ortak çalışma sonucunda dün saat 19:30 sıralarında Avusturya’nın Graz kentinde yakalandı.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Türkiye’de organize suç örgütlerinin ele başlarından olduğu iddiasıyla aranmakta olan Çakıcı’nın hakkında devam eden davaların tamamlanma ve hüküm verilme aşamasında Mayıs ayında yurtdışına kaçtığı hatırlatıldı. Çakıcı’nın yakalanması için Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Avrupa çapında bir çok polis teşkilatı ile işbirliğine girdiği belirtilerek şöyle denildi: “Avusturya Polisi ile Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda anılan şahıs 14 Temmuz 2004 tarihinde saat 19:30 sıralarında Avusturya’nın Graz şehrinde yakalanarak ele geçirilmiştir. Çakıcı’nın yakalandığı esnada üzerinde başka bir kişi adına düzenlenmiş yeşil bir Türk pasaportunun bulunduğu tespit edilmiştir. Bahse konu şahsın ülkemize iadesine ilişkin olarak Adalet Bakanlığımız nezdinde gerekli girişimlere başlanılmıştır.”

Adının açıklanmasını istemeyen üst düzey Avusturyalı bir yetkili, Çakıcı’nın yakalanmasının alt yapısının Türkiye tarafından hazırlandığını, İnterpol üyesi diğer ülkelerde olduğu gibi Avusturya’ya da tüm belge ve istihbaratın Türkiye tarafından verildiğini, Avusturya güvenlik güçlerinin bu istihbarata dayanarak Çakıcı’yı yakaladığını söyledi. Türkiye’de ölüm cezasının kaldırılmış olması nedeniyle Çakıcı’nın Avusturya’daki adli sürecinin kısa sürede tamamlanarak Türkiye’ye iade edileceği bildirildi.



Organize suç örgütü elebaşı Alaattin Çakıcı, Avusturya polisi ile Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü ortak çalışma sonucunda dün saat 19:30 sıralarında Avusturya’nın Graz kentinde yakalandı.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Türkiye’de organize suç örgütlerinin ele başlarından olduğu iddiasıyla aranmakta olan Çakıcı’nın hakkında devam eden davaların tamamlanma ve hüküm verilme aşamasında Mayıs ayında yurtdışına kaçtığı hatırlatıldı. Çakıcı’nın yakalanması için Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Avrupa çapında bir çok polis teşkilatı ile işbirliğine girdiği belirtilerek şöyle denildi: “Avusturya Polisi ile Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda anılan şahıs 14 Temmuz 2004 tarihinde saat 19:30 sıralarında Avusturya’nın Graz şehrinde yakalanarak ele geçirilmiştir. Çakıcı’nın yakalandığı esnada üzerinde başka bir kişi adına düzenlenmiş yeşil bir Türk pasaportunun bulunduğu tespit edilmiştir. Bahse konu şahsın ülkemize iadesine ilişkin olarak Adalet Bakanlığımız nezdinde gerekli girişimlere başlanılmıştır.”

Adının açıklanmasını istemeyen üst düzey Avusturyalı bir yetkili, Çakıcı’nın yakalanmasının alt yapısının Türkiye tarafından hazırlandığını, İnterpol üyesi diğer ülkelerde olduğu gibi Avusturya’ya da tüm belge ve istihbaratın Türkiye tarafından verildiğini, Avusturya güvenlik güçlerinin bu istihbarata dayanarak Çakıcı’yı yakaladığını söyledi. Türkiye’de ölüm cezasının kaldırılmış olması nedeniyle Çakıcı’nın Avusturya’daki adli sürecinin kısa sürede tamamlanarak Türkiye’ye iade edileceği bildirildi.