2004 yılının ilk çeyrek gayrisafi milli hasıla (GSMH) büyümesi yüzde 12.4 çıktı. GSMH ile gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) arasındaki farka işaret edeyim önce. GSYİH’ye dış âlemden gelen işçi gelirleri, faizler, kârlar gibi faktör gelirlerini ekleyip bundan dış âleme ödenen faktör ödemelerini düşerseniz GSMH’ye ulaşırsınız. GSYİH, ülke içinde yaratılan değeri hesaba katarken, GSMH Türkiye’de yerleşik olanların ülke dışında elde ettikleri faktör gelirlerini de hesaba katmaktadır.
Şimdi gelelim 2004 yılının ilk çeyreğinin dökümüne. Burada ele alacağım rakamlar hep 1987 yılı üretici fiyatlarıyla ifade ediliyor. Yani sabitlenmiş fiyatları esas alarak reel büyümeyi ortaya koymaya çalışıyorum. Rakamların küçüklüğü sizi şaşırtmasın, dediğim gibi 1987 fiyatlarıyla sabitlenmiş, yani enflasyondan arındırılmış rakamlar bunlar.
2004 yılının ilk çeyreğinde tarım kesminde 1.1 katrilyon liralık üretim gerçekleşmiş bulunuyor. 2003 yılının ilk çeyreğindeki tarımsal üretim ise 1.2 katrilyon lira tutarında idi. Bu durumda geçen yılın aynı dönemine tarımsal üretimde yüzde 7.5 oranında bir düşüş yaşanmış durumda. Yani tarım kesimi büyümemiş, daralmış.
2004′ün ilk çeyreğinde sanayi kesiminde 9.2 katrilyon liralık üretim yapılmış. 2003 yılının aynı döneminde sanayi üretiminin değeri ise
8.4 katrilyon lira idi. Buna göre sanayi üretimimiz 2003 yılının aynı dönemine göre yüzde 10.3 artmış. Sanayi kesiminde en yüksek artış da en önemli sanayi alt dalı olan imalat sanayisinde ortaya çıkmış (yüzde 11.3.)
İnşaat sanayisinde 2004′ün ilk çeyreğindeki üretim 852 trilyon lira. Bu tutar geçen yılın ilk çeyreğinde 827 trilyon lira idi. Burada da yüzde 2.9′luk bir büyüme var. Bu oran küçük görülmemeli, çünkü geçen yıl 2002′nin ilk çeyreğine göre yüzde 13.8 oranında düşüş vardı. Yani inşaat sanayisi krizden bu yana ilk kez üretim artışına girmiş bulunuyor. İnşaat deyip de geçmeyin. İnşaat artarsa, demir, çelik, seramik, çimento, kum, çakıl, kiremit, pencere, cam üretimi artacak demektir.
2004 yılının ilk çeyreğindeki en çarpıcı üretim artışı ticaret kesiminden geliyor. Bu kesimin üretimi 6.5 katrilyon lira olarak gerçekleşmiş. Geçen yılın aynı döneminde ticaret kesimindeki üretim 5.6 katrilyon lira imiş. Yani bu yılın ilk çeyreğinde ticaret kesimi üretiminde yüzde 16.3 oranında artış var.
Ticaretin dışındaki hizmet kesimlerinin hepsinde (ulaştırma-haberleşme, mali kuruluşlar, konut sahipliği, serbest meslek ve hizmetler vb.) ufak, tefek üretim artışları var. İthalattan alınan vergiler de GSYİH’nin hesaplanmasına dahil edildiği için bu tutarı da belirtmemiz gerekiyor. İthalat vergileri tutarı 2004′ün ilk çeyreğinde 2.3 katrilyon lira olarak gerçekleşmiş. Aynı tutar 2003′ün ilk çeyreğinde 1.7 katrilyon lira idi. Artış oranı yüzde 33.8 gibi büyük bir oran.
Buraya kadar anlattıklarımızı toparlarsak, 2004 yılının ilk çeyreğinde, 1987 yılı fiyatlarıyla ve üretici fiyatlarıyla, 27.7 katrilyon liralık üretim yapmışız. Buna GSYİH adı veriliyor. Geçen yılın ilk çeyreğinde GSYİH’mız 25.2 katrilyon liraymış. Yani bu yılın ilk çeyreğinde GSYİH’miz geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.1 oranında büyüme göstermiş. Yukarıda değindiğim gibi buna dış âlemden elde ettiğimiz işçi gelirlerini, faizleri ve kârları ekleyip, dış âleme ödediğimiz aynı kalemlerin değerlerini düşersek GSMH’yi buluyoruz. 2004 yılının ilk çeyreğinde
yurtdışından 1.2 katrilyon liralık faktör geliri elde etmiş olmamıza karşılık dışarıya 1.6 katrilyon liralık faktör ödemesi yapmışız. Yani net
bazda biz dışarıya 401 trilyon lira faktör geliri ödemişiz. Bunu GSYİH’ye eklersek 2004′ün ilk çeyreğinde GSMH’mizi 27.3 katrilyon lira
olarak buluyoruz. Geçen yılın ilk çeyreğinde bu tutar 24.3 katrilyon lira olduğuna göre 2004′ün ilk çeyreğinde GSMH’miz geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12.4 büyümüş. Geçen yılın ilk çeyreğinin önceki yılın ilk çeyreğine göre büyüme oranı ise yüzde 7.4 idi.
Bu açıklamalardan giderek kamuoyunda tartışılan bazı konuları değerlendirmeye çalışalım: (1) Sanayi kesiminde yüzde 10.3 büyüme gerçekleşmişken büyüme olmadığı ya da üretmeden tükettiğimiz iddiası neye dayanıyor anlamak mümkün değil. Biri bir yalan söylüyor, herkes abone oluyor. (2) Tıpkı sanayide üretim olmadığı söylemi gibi ticarette durgunluk olduğu söylemlerinin nereden kaynaklandığını anlamak mümkün değil. Ticaret almış başını gidiyor.
(3) Büyümenin ithalat ağırlıklı olduğu söyleminin ardında ne yattığını tam olarak anlamak mümkün değil. İthalat vergisinde yüzde 33.8′lik büyük bir artış var. Ne var ki ithalat vergisinin toplam GSYİH’deki payı yüzde 8. Yani konuştuğumuz şey yüzde 8′lik bir payın yüzde 33.8 artması. Buna bakarak, sanayideki ve hizmetlerdeki büyümeyi göz ardı etmek ve büyüme ithalattan kaynaklanıyor demek doğru değil. Buna karşılık yatırım malı ve ara madde ithalatının Türkiye’nin sanayi büyümesini hızlandırdığı doğru. Bu tür bir büyüme zararlı değil. Sonuçta o büyümenin ivmesiyle ihracat da artıyor.
GSMH ve büyümeyi anlamak (2)
Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.