Artık yabancı değiliz. O yüzden dolandırmadan anlatayım. Üç gündür bugünü bekliyorum: Murathan Mungan’ın şu ‘Geçmişi Cover’lamak’ başlıklı yazısından (Bir Kutu Daha/Metis) uygun yerlere ‘kes yapıştır’ yaparak süsleyeceğim bir albüm yazısı attıracağım. Çok şık olacak.
O yazıda Müslüm Gürses’in blues yaptığını, Abdullah Yüce geleneğinden geldiğini filan anlattığı cümleleri mesela, ‘Olmasa Mektubun’ maddesinde alıntılayacağım.
Albümde Zerrin Özer’in seslendirdiği ‘Dağınık Yatak’ın yanına, ‘Gönül’ ile ilgili bir şeyler konduracağım. Çünkü Türkçede bildiği en iyi ‘cover’ parçanın ‘Gönül’ olduğunu söylüyordu Mungan kitapta.
Satırlarım böyle devam edecek. Göksel’e övgüler, Ajda’nın bir dönemi…
Gerekli şık cümleleri uygun boşluklara dizecek, sadece güncel bir albüm yazısı sunmakla kalmayacak, Mungan’ın iki işini bir araya getirerek meseleye bir şıklık boyutu katacağım. Başyapıt olacak!
Sabah iyi başladı. Çay ve üzümlü kek vardı. Alette Murathan Mungan’ın ‘Söz Vermiş Şarkılar’ı.
Bilmediğimiz şey değil ama böyle hepsini bir arada görünce ne acayip: Meğer ne çok söz vermiş.
Evden çıkarken kitabı itinayla çantaya atıp kıs kıs güldüm: Kullanılacak cümlelerin altı tükenmezle çizili.
Yazıyı planlamış olduğum için işe geç gittim. Salata yedim, meşrubat içtim. Yazılara, çoklukla yaptığım gibi tersten, yani ikinci ve üçüncü parçacıklardan başladım.
Evden çıkarken koluma, kitabı attığım çantayı değil de bir başkasını taktığımı fark etmem, saat dört sularına denk gelir.
Diyeceğim, kaldık biz bize. Albüm çok güzel olmuş, tam bir yaz albümü, emeği geçen herkesin eline sağlık, diyerek kaçmak istiyorum!
En ilgimi çekenler, ‘Olmasa Mektubun’u yine tamamen başka bir şeye dönüştürüp kendi şarkısı yapan Müslüm Gürses ve ‘Telli Telli’yi hızlandırarak başkalaştıran ama iyi bozan Mor ve Ötesi oldu.
Athena’dan ‘Maskeli Balo; beklentiyi çok yüksek tuttuğumuz için mi acaba… Athena’yı severiz ama gönül burada sanki daha Dumanvari bir bozma mı arıyor?
Bu üç parça, zaten seksenlerde Yeni Türkü’den dinleyip, hafızalarımıza kazıdığımız parçalar, melodiler, sözler.
Rashit’ten ‘Fırtına’ sonra, iyiydi.
‘Oysa sevgili, bir tek sevgili/Nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini’ diyen Sezen Aksu’ya geldiğinde sıra, sabah sabah çay içerken içine biraz votka katasım geldi.
‘Aslında giden değil/Kalandır terk eden/Giden de bu yüzden/Gitmiştir zaten’ diyen Aylin Aslım; sözün gücü diye de bir şey var.
‘İstemeyerek İstemeyerek’ Göksel’e, ‘Dağınık Yatak’ Zerrin Özer’e çok yakışmış. ‘Otel Odaları’nda Gülden Karaböcek, enteresandı. Birkaç güzel, derinlikli, teatral sanatçımız hafiften ‘passe’ tadı bıraktıysa da damakta, neticede insanın sahip olmak isteyeceği bir albüm. Murathan Mungan +herkes, daha ne?
Yazar bu ‘cover’ işlerini daha iyi bilir ama gitmeden Müslüm Baba ile Mor ve Ötesi’ne tekrar selam etmekte beis görmüyorum.
Murathan Mungan’ın albümü
Bu yazı Güncel Haberler kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.