‘Seyyar Volkan’ Olimpos’ta faaliyette

Yunanistan, katılabildiği son uluslararasıfinallerde, 1994 Dünya Kupası’nda, üç grup maçını da kaybetmiş ve sıfıra karşı 10 gol yemişti. 2004 Avrupa Şampiyonası finallerine ise harika başladılar: Şampiyonluk adaylarından Portekiz’i yendiler. Bugün, grup elemelerinde Zaragoza’da yenmeyi başardıkları İspanya’yla, grup liderliği maçına çıkıyorlar.

Helen millî takımı, Portekiz galibiyetiyle, büyük başarılarla dolu olmayan tarihinin belki de en fiyakalı işini yaptı. Teknik direktörleri,

"Kariyerimin en büyük başarılarından biri" diyor bu galibiyet için. Ki bu adamın kariyerinde, Bremen ve Kaiserslautern gibi iki ‘başaltı’ takımıyla kazanılmış iki Bundesliga Şampiyonluğu var. Kendisi 65 yaşında, "Eskiden seyyar bir volkandım, ama şimdi pek az aşırı reaksiyonumu görürsünüz" diyor… Sanki meşhur Portekiz maçında kulübesinin önünde tepinip havluları sağa sola savuran başkasıymış gibi!

Söz konusu teknik direktör, Otto Rehhagel, hiç şüphesiz, Grek Millî Takımı’nın en büyük yıldızı. Yerel futbol kamuoyunda gördüğü muamele, aynen öyle. Cep telefonu ve bilgisayar yazılım firmaları, ilanlarında onun suretini kullanıyorlar. Kendisi, Atina’da gördüğü itibarı "Acelem olduğu zaman arabamı tahsisli otobüs yolundan bile sürebiliyorum" diye anlatıyor Kicker’de. Sözleşmesi, Euro 2004′ten önce, 2006′ya dek uzatıldı.

Jupp Derwall’in Galatasaray’a gelişi nasıl Türkiye futbolu için bir dönüm noktası olduysa, Otto Rehhagel’in millî takımın başına gelişinin de Yunanistan futbolu için bir dönüm noktası olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Üç sene önce ‘boştayken’, bazı Türk takımlarının Rehhagel’i tavlamaya çalıştığı biliniyor. Ama onu ilk kez Almanya dışına çıkmaya ikna eden, Yunan Futbol Federasyonu oldu. Ve Rehhagel kısa sürede millî takıma itibar ve iddia kazandırmayı başardı. 9 Haziran’da Frankfurter Rundschau’da çıkan söyleşisinde, 2002 Dünya Kupası elemelerinde İngiltere deplasmanında 96. dakikaya kadar 2-1 önde götürdükleri maçın, ‘hava yakalamak ve inanmak’ bakımından dönüm noktası olduğunu söylüyor.

Rehhagel öncelikle, ‘Alman hoca’ klişesine uygun olarak, disiplin tesisiyle uğraştı. Millî takım kamplarının tecrit edilmesini sağladı. Yurtdışında oynayan oyuncuları, ‘oralarda nasıl davranıyorsanız burada da öyle davranın’ diye hizaya getirdiğini söylüyor. ‘Patron benim’ şiârıyla davranan birisi olarak, medyaya ve her nevi ‘yetkiliye’ otoritesini kabul ettirdi. Tabii federasyonun ona iman etmesi sayesinde…

Berti Vogts, Portekiz maçından sonra "Yunanlılar Almanca oynadılar ve kazandılar" demiş. Ama ‘Alman disiplini’ tek faktör değil. Bilinen meziyetlerinden biri, maça ve rakibe göre taktik belirleme esnekliği. Grup maçlarındaki İspanya galibiyetinde, dörtlü defansı ‘one and box’ usulü beşlemek, sol kanada bir sağ ayaklı oyuncu koymak gibi numaralar çekmişti örneğin.

Oyuncularıyla bire bir diyaloğunun derinliği, onun bir başka özelliği. Yunanistan’da oturmamasına yönelik eleştirilere karşı, habire Avrupa’yı gezip millî takım oyuncularıyla sürekli temas halinde olduğunu söylüyor. 9 Haziran tarihli Die Zeit’ta anlatıldığı üzere, Rehhagel, diyar diyar gezip oyuncu izlemesiyle ve keşfetme sezgisiyle meşhur. Bulup çıkarttığı adamların listesi: Burgsmüller, Riedle, Völler, Bode, Bratseth, Ballack, Klose, Rufer… diye uzuyor.

Kadrosundaki adamlara bilhassa gözü gibi bakıyor Rehhagel. ‘Yunanistan’ın Türkiye gibi geniş bir oyuncu havuzu olmadığını’, dolayısıyla dar ve seçkin bir kadroya özel ihtimam göstermek gerektiğini düşünüyor. Türkiye’yle mukayeseyi sık sık yapıyor, üstat. Ocak 2003′te 11 Freunde dergisinde yayımlanan söyleşisinde şunları söylemişti: "Türkiye’nin nüfusu 70 milyon, Yunanistan’ınki ise sadece 10 milyon. Yunanistan’da Avrupa formatında sadece üç takım var. Ayrıca burada, Türkiye’deki kadar fazla yoksulluk yok. Kanun gibi bir şeydir: Yaşam kalitesi ne kadar gelişirse, sokak futbolcuları o kadar azalır! Yunanlı futbolcular da bireyci, fakat Türkler, topla gerçekten sanat yapıyorlar." 2006 elemelerindeki müsabakalar, Rehhagel’in bu mukayeseleri için ‘canlı’ vesileler sunacak!

Bu yazı Güncel Haberler kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yoruma kapalı.