X. Tayyip

Kral olmanın da bazı zorlukları var tabii. Gece Tanrı’yla baş başa kaldığı saatlerde bir kral neler düşünür? Hele hiç beklemediği bir zamanda,

ummadığı bir biçimde kral olduysa ve buna kendisi bile hâlâ alışamadıysa?

"Tanrım" der sanırım, "teşekkür ederim. Ben seçilmiş bir kişi olduğumu

hep biliyordum zaten."

Her insan kendisi için özel ve seçilmiş biridir. Ama krallar, kendilerinin bütün insanlık ve Tanrı için özel olduğuna inanır. İnsanlığı kurtarmak için özel olarak gönderilmiştir. ‘Misyonu’ vardır. Onun hayatındaki hiçbir şey rastgele değildir. Doğum tarihi, gittiği okul, annesi babası, hatta okul ve ayakkabı numarası…

Her şey ilahi bir kaderin düzenlemesidir.

Kendisinin sıradan bir insan olduğuna inanmak, belki de kral olmanın en zor yanıdır. ‘Efendim, şu dünyada kaç tane kral kaldı’ demeyin. Çook… En azından nice kral ruhlu adam aramızda dolaşıp duruyor.

Sayın Başbakan Erdoğan elbette hukuken kral filan değil. Ama bir kralın ruhunu taşıyıp taşımadığı konusunda ciddi kuşkularım var.

Geçen gün şöyle demiş: "Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin 1 milyon

400 bin üyesi var. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na söyledim, her biriniz bir kişiye iş verseniz, işsizlik sorunu çözülür, diye. Hiç haber çıkmadı!"

Sayın Erdoğan şaşırmışa benziyor:

"Ben kralım, emrediyorum, ama dinleyen yok! Bu nasıl iştir?"

Haklı. İşadamları kralımızı dinlese, ekonomi bir anda düzelecek, ama dinlemiyorlar işte.

Fransa’daki görüşmelerinden sonra gazeteci Mehmet Ali Birand’ın ‘İçeride olanları anlatır mısınız’ sorusuna, Erdoğan’ın verdiği yanıt da tam ‘krali’ boyutlarda: ‘Siz hareminizde olanları anlatmaya başladığınız zaman, biz de bir şeyler anlatırız!’

Bundan daha ‘padişahi’ ne olabilir: ‘Harem!’ denince akan sular durur elbette.

Kral Erdoğan kendisini eleştirenlere ateş püskürüyor. Yalçın Doğan’a kızmış: "Bunlar nasıl gazeteci olmuş!" Yalçın Doğan da yanıt verdi: "Nasıl başbakan olunursa öyle gazeteci olunur, demek kolaylığına kaçmak istemiyorum. Ben 30 yıllık gazeteciyim… Sayın Erdoğan, siz, gazeteci olarak gördüğüm.. 10′uncu başbakansınız!"

Bunu okuyunca, "Eyvah" dedim, "şimdi Erdoğan kalbinden vurulmuş olmalı. ‘Padişah X. Tayyip’ der gibi hitap edilir mi ona. O ki kurtarıcımız, Avrupa fatihi, demokrasi kahramanı bir padişah. Kendisinin eşsiz olduğuna, kaderinin bu ülkeyi yönetmek ve değiştirmek olduğuna inanan bir seçilmiş kul. ‘Senin gibi 10 tanesini gördüm’ derseniz yaman bir düşman kazanmış olursunuz, benden söylemesi."

Uyruklar kadar olmasa da, padişah olmanın da bazı zorlukları var işte.

Bu yazı Türkiye'den Haberler kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yoruma kapalı.